Scrolltop arrow icon
Left arrow icon Tüm kategoriler
Close icon
Haberler
İngilizce öğrenme
Ebeveynler için Novakid
TR
TR flag icon
Mobile close icon
CTA background
Çocuğunuz için en iyi İngilizce derslerini planlayın
ÜCRETSİZ DENEYİN
Paylaş
LinkedIn share icon
İngilizce yiyecek ve yemekler
Kelimeler
Star icon
12.12.2023
Time icon 9 min
Comment icon 0 yorum

Çocuklar için yemekler ve İngilizcelerini hep birlikte öğrenelim!

İçindekiler

Yemek yemenin en temel ihtiyaçlarımızdan biri olduğunu hepimiz biliriz. Hafta sonları ailemizle kahvaltı yapmak, arkadaşlarımızla bir araya gelip piknik yapmak ya da aile büyükleriyle akşam yemeği yemek bu temel ihtiyacımızı karşılamanın farklı yollarından.

Üstelik, yemek yemek kadar yemek yapmak da sevdiklerimizle güzel anılar paylaşmamızı sağlayacak eğlenceli bir aktivite! Novakid’de çocuklarla birlikte yapabileceğiniz yemek tarifleriyle ilgili bir blog yazısı da bulunuyor. Dilerseniz blogumuza da göz atabilirsiniz.

Görüldüğü üzere yemek insanları bir araya getiren ve hayatta kalmamızı sağlayan vazgeçilmez bir etkinlik. Peki farklı ülkelerin yemek kültürleri neler? Yemeklerden İngilizce nasıl bahsedebiliriz? Bunları hiç düşündünüz mü? İşte tam da bu konudaki merakınızı gidermek için bu içeriği hazırladık! Vakit kaybetmeden başlayalım.

İngilizce yemek çeşitleri

Yemeklerin İngilizcesini öğrenmek kadar İngilizce yemek çeşitlerini ve yemeklerle ilgili farklı terimleri öğrenmek de önemli. Öyleyse aşağıdaki açıklamalara bir göz atalım!

  • Cuisine (Mutfak): Mutfak anlamına gelen ‘Cuisine’ kelimesi, yemek yapılan mekanın İngilizcesi olan ‘kitchen’ kelimesiyle karıştırılmamalıdır. Bu kelime, her ülkenin kendine ait yemek kültürünü ifade eder. Örneğin, ‘İtalyan Mutfağı’ için ‘Italian Cuisine diyebilirsiniz.
  • Breakfast (Kahvaltı): Günün ilk öğünü. Türkiye’de kahvaltı öğünü zeytin, menemen, simit, reçel ve daha birçok farklı çeşitten oluşurken bu öğün esnasında İngiltere’de veya ABD’de yumurta, pastırma, sosis, omlet, mısır gevreği gibi yiyecekler tüketilir.
  • Lunch (Öğle yemeği): Kahvaltıdan birkaç saat sonra, gün ortasındaki öğün anlamına gelen ‘Lunch’, İngilizce konuşulan ülkelerin genelinde daha hafif ve az çeşitli yemeklerden oluşur.
  • Brunch: Breakfast ve Lunch kelimelerinin birleşimi olan bu ifadenin ise bir Türkçe karşılığı yok. Brunch daha çok hafta sonları sabahın ilerleyen saatinde tüketilen sandviç veya salata gibi atıştırmalıklar için kullanılır.
  • Afternoon tea (İkindi Çayı): İngiltere’de de çay tüketiminin tıpkı ülkemizdeki gibi önemli bir yeri vardır. Yıllardır süren bir gelenek olarak akşam saat beş ve sonrasında kek veya kurabiye eşliğinde içilen çaylara da ‘Afternoon Tea’ adı verilir. Buna da Türkçede ‘Beş Çayı’ da denir.
  • Snack time (Atıştırmalık zamanı): Ana öğünler arasında tüketilen yatıştırıcı atıştırmalıklar için de bu ifade kullanılabilir.
  • Dinner (Akşam yemeği): Günün son öğünü. İngiltere gibi ülkelerde akşam yemeği köfte, patates kızartması, balık kroket gibi yiyeceklerden oluşurken farklı ülkelerde Paella (İspanya), Souvlaki (Yunanistan), Balık ve Kroket (İngiltere), çorba ve pilav çeşitleri gibi geleneksel lezzetleri de içerebilir.
  • Diner (Lokanta): Yerel ve küçük restoranlar için kullanılan bu kelime, ‘Dinner’ kelimesiyle sık sık karışabilir.
  • Supper (Akşam yemeği): Akşam yemeği için alternatif bir kelime ise ‘Supper.’. Bu kelime ‘Dinner’ kadar sık sık kullanılmasa da yatmadan önce yenen hafif öğünlerden bahsetmek için kullanılabilir. 

İngilizce yemeklerle ilgili bilmemiz gereken genel terimler bu şekilde. Peki İngiliz kültüründe yaygın olan yiyeceklerin ve bildiğimiz yemeklerin İngilizceleri neler, şimdi de buna göz gezdirelim.

İngilizce yemekler neler?

Yemeklerin İngilizcesini öğrenmeye, sık sık tükettiğimiz ve her mutfakta yaygın olarak kullanılan yiyecek ve içeceklerden başlayabiliriz.

  • Meat: Et
  • Fruits and vegetables: Meyve ve sebzeler
  • Egg: Yumurta
  • Milk: Süt
  • Honey: Bal
  • Eggplant / aubergine: Patlıcan
  • Potato: Patates
  • Juice: Meyve suyu
  • Jam / marmalade: Reçel
  • Fish: Balık
  • Butter: Tereyağı
  • Salt: Şeker
  • Oil: Bitkisel yağ
  • Salami: Salam
  • Bread: Ekmek
  • Tomato: Domates
  • Whole wheat bread: Tam buğdaylı ekmek
  • Olive: Zeytin
  • Rice: Pirinç/Pilav
  • Soup: Çorba
  • Meal / dish: Yemek
  • Plate: Yemek / tabak
  • Flour: Un
  • Chicken: Tavuk
  • Sugar: Şeker
  • Beef: Sığır eti
  • Water: Su
  • French fries: Patates kızartması
  • Cereal: Mısır gevreği
  • Mash: Püre
  • Onion: Soğan
  • Garlic: Sarımsak
  • Dessert: Tatlı
  • Mushroom: Mantar

İngilizce yemekler arasında en sık kullanılanlar işte bunlar. Şimdi dilerseniz, hep birlikte daha fazlasını öğrenelim.

İngilizce çorba, sos ve salata adları ve daha fazlası

İngilizce öğrenirken ana yemeklerle birlikte bazı ara yemek veya çeşni isimlerini de öğrenmek gerekir. Bu nedenle, başlıca çorba, sos ve salata adlarına bir bakalım.

  • Curry sauce: Köri sosu
  • Chilli sauce: Acı sos 
  • Mustard: Hardal
  • Spice: Baharat
  • Basil: Fesleğen
  • Black pepper: Karabiber
  • Thyme: Kekik
  • Gravy sauce: Et suyundan elde edilerek yapılan akışkan kıvamlı bir sos
  • Ketchup: Ketçap
  • Mayonnaise: Mayonez
  • Barbecue sauce: Barbekü sosu
  • Tomato soup: Domates çorbası
  • Clam Chowder: Deniz tarağı çorbası
  • Chicken soup: Tavuk çorbası
  • Scotch broth: Et, arpa ve sebzelerden yapılan bir çorba
  • Caesar salad: Sezar salatası
  • Waldorf salad: Waldorf salatası
  • Coleslaw: Lahana salatası
  • Tuna salad: Ton balıklı salata

İngiliz ve ABD mutfağında sık sık tüketilen yemeklerin İngilizceleri

Şimdi gelin, İngilizce konuşurken sık sık duyabileceğiniz bazı bölgesel yiyecekler nelermiş görelim:

  • Fish and Chips: Balık kroket
  • Bacon: Domuz pastırması
  • Pancake: Pankek, krep
  • Shepherd’s Pie: Patates püresi ve kıymayla yapılan Lazanya benzeri bir İngiliz yemeği. (Çoban turtası)
  • Steak: Biftek
  • Yorkshire Pudding: Un, yumurta ve sütle yapılıp biftekle servis edilen pişmiş bir puding. 
  • Cheesecake: Çizkek
  • Beef Wellington: İçi az pişmiş ve hamurla kaplanmış mantar ezmeli dana bonfile. 
  • Apple Pie: Elmalı turta
  • Egg Benedict: Poşe yumurta, kızarmış ekmek ve jambon ile hazırlanan kahvaltılık.
  • Bangers and mash: Patates püresi, sosis ve soğan sosuyla hazırlanan geleneksel bir İrlanda ve Britanya yemeği. 

Farklı dünya mutfaklarında tüketilen yemeklerin İngilizceleri

Ebeveyn misiniz? ve deneyiminizi paylaşmak istiyor musunuz?

Hikayenizi anlatmak için bize ulaşın.

İngilizce ve ABD’nin yanı sıra birçok zengin kültüre ait aşina olduğumuz bazı lezzetler var. Şimdi ise bu farklı yemek kültürlerini keşfetme zamanı:

  • Italian Cuisine: İtalyan Mutfağı
  • Pasta: Makarna
  • Lasagne: Lazanya
  • Pizza: Pizza
  • Chinese Cuisine: Çin Mutfağı
  • Dumplings: Mantı
  • Noodle: Erişte
  • Japanese Cuisine: Japon Mutfağı
  • Rolls/Sushi rolls: Sushi
  • Indian Cuisine: Hint Mutfağı
  • Curry Chicken: Köri soslu tavuk
  • Turkish Cuisine: Türk Mutfağı
  • Wrap: Dürüm
  • Kebab: Kebap
  • Yogurt: Yoğurt
  • Turkish Coffee: Türk Kahvesi
  • Spanish Cuisine: İspanyol Mutfağı
  • Tortilla: İspanyol Omleti
  • Gazpacho: Soğuk domates çorbası
  • Arabic cuisine: Arap mutfağı
  • Shawarma: Dürüm
  • Mexican Cuisine: Meksika mutfağı
  • Burrito: Dürüm
  • Tortilla: Meksika lavaşı
  • Tacos: Taco
  • Quesadilla: Meksika gözlemesi
  • American cuisine: Amerika mutfağı
  • Cheeseburger: Çizburger

Farklı dünya lezzetlerinin İngilizcedeki kullanımı bu şekilde. Son olarak, yemeklerden bahsederken ihtiyacımız olabilecek birkaç kelime daha öğrenebiliriz.

Yemeklerle ilgili kelimelerin İngilizceleri

İngilizce yiyecekleri ve içecekleri öğrendik. Sırada ise yemeklerle ilgili bazı kelimelere ve terimleri görmek var.

  • Eat: Yemek yemek
  • Drink: İçmek
  • Hungry: Acıkmış
  • Coffee: Kahve
  • Starve: Açlıktan ölmek
  • Table: Masa
  • Fork: Çatal
  • Spoon: Kaşık
  • Knife: Bıçak
  • Cook: Yemek pişirmek
  • Restaurant: Restoran
  • Boil: Kaynatmak
  • Have a breakfast: Kahvaltı etmek
  • Serve: Servis etmek
  • Napkin: Peçete/mendil
  • Chair: Sandalye

İngilizce yemeklerle ilgili örnek diyaloglar

Farklı dünya lezzetlerinden en çok tükettiğimiz yiyeceklere kadar birçok kelimenin İngilizcesini öğrendik. Bu kelimeleri cümle içinde nasıl kullanacağımız görebileceğimiz örnek diyalogları da aşağıda gösterdik.

Diyalog 1

  • Hello Stephanie! Are you hungry sweetheart? I’ve cooked delicious meals for us. (Merhaba Stephanie! Aç mısın tatlım? Bizim için lezzetli yemekler pişirdim.)
  • I’m really hungry to be honest. Thanks for asking. (Dürüst olmak gerekirse oldukça açım. Sorduğun için teşekkür ederim.)
  • I’m glad to hear that. You’ll definitely enjoy those delicious mashed potatoes and beef with gravy sauce. (Bunu duyduğuma sevindim. Bu lezzetli patates püresi ve gravy soslu ete kesinlikle bayılacaksın!)
  • Sounds appetizing! I’m in. (Kulağa iştah açıcı geliyor! Bana uyar.)

Diyalog 2

  • Hi Brandon! Shall we go out for dinner? (Selam Brandon! Akşam yemeği için dışarı çıkalım mı?)
  • Sure. But what are we eating? (Elbette. Ama ne yiyoruz?)
  • I’ve been craving sushi rolls for almost a month. Why don’t we go to a Japanese Restaurant? (Neredeyse bir aydır canım sushi çekiyor. Neden bir Japon Restoranı’na gitmiyoruz?)
  • Julie, you know I’m not a huge fan of Far East Cuisine. And I’m starving. (Julie, biliyorsun ki Uzakdoğu Mutfağı’na bayılmıyorum. Ve açlıktan ölüyorum.)
  • I see. Let’s go to a shopping mall and we can get whatever we want from the food court then. (Anlıyorum. O zaman bir alışveriş merkezine gidelim ve yemek katından ne istersek onu alalım.)
  • OK. I’m down for it. (Tamamdır. Bana uyar.)

Diyalog 3

  • How do you make such delicious salads? (Nasıl bu kadar lezzetli salatalar yapıyorsun?)
  • It depends on the ingredients of course. I chop some onions, add a little bit of basil, tuna, lettuce and any sauce I want. (Malzemelere göre değişiyor elbette. Biraz soğan doğruyorum, biraz fesleğen, ton balığı, marul ve istediğim herhangi bir sostan koyuyorum.)
  • So all this is improvisation. Isn’t it? (Yani bütün bunlar doğaçlama, öyle mi?)
  • Exactly it is. (Kesinlikle öyle.)
  • You must’ve been a chef! (Bir şef olmalıydın!)
  • Do you want me to add more to the bowl? (Kaseye daha fazla eklememi ister misin?)
  • Ah, no dear! I’m almost full. Next time! (Ah, hayır tatlım! Neredeyse tamamen doydum. Bir dahaki sefere!)

Novakid’le tanışın!

İngilizce yemeklerle ilgili yazımızı beğendiyseniz sitemizdeki diğer blogları da inceleyebilirsiniz. Çocuğunuza bir İngilizce kursu arıyorsanız da çocuklar için İngilizce kursu Novakid’deki ücretsiz deneme dersinizi hemen alabilirsiniz!

Rate this post

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir
Bir dil seçin
Down arrow icon
Russia Global English Czech Republic Italy Portugal Brazil Romania Japan South Korea Spain Chile Argentina Slovakia Turkey Poland Israel Greece Malaysia Indonesia Hungary France Germany Global العربية Norway India India-en Netherlands Sweden Denmark Finland
Cookie icon
Web sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Siteye giriş yaparak çerezleri tarayıcınıza kaydetmeyi kabul ediyorsunuz.