Scrolltop arrow icon
Left arrow icon Tüm kategoriler
Close icon
Haberler
İngilizce öğrenme
Ebeveynler için Novakid
TR
TR flag icon
Mobile close icon
CTA background
Çocuğunuz için en iyi İngilizce derslerini planlayın
ÜCRETSİZ DENEYİN
Paylaş
LinkedIn share icon
İngilizcede “take” ne demektir, phrasal verblerde hangi anlamlarda kullanılır? Konu anlatımı ve bilgi testi!
Dil bilgisi
Star icon
15.05.2024
Time icon 10 min
Comment icon 0 yorum

İngilizcede “take” ne demektir, phrasal verblerde hangi anlamlarda kullanılır? Konu anlatımı ve bilgi testi!

İçindekiler

Asıl anlamı “almak” olan “take” fiili, İngilizcede sık sık karşımıza çıkan kelimelerden bir tanesi. “Take” fiili, tahmin edebileceğiniz üzere ilk anlamından farklı şekillerde de sık sık kullanılabiliyor. 

Bu içeriğimizde “take” fiilinin asıl anlamı dışında taşıyabileceği anlamlardan bahsedeceğiz. Sonrasındaysa “take” fiiliyle kurulan phrasal verb (deyimsel fiil) yapılarını sizlerle paylaşıp farklı yapılarda bu fiilin nasıl kullanıldığını göreceğiz. Haydi başlayalım!

“To take” fiilinin anlamları

“Take” fiilinin farklı anlamları saymakla bitmez fakat en çok kullanılanlara örneklerle birlikte aşağıdan göz atabilirsiniz. 

  • Çıkarmak, almak (Remove)

Örnek: Has anything been taken? (Bir şey alındı mı?)

  • Bir sayıyı çıkarmak (Subtract)

Örnek: If you take 4 from 12, the result is 8. (12’den 4 çıkarırsan sonuç 8 olur.)

  • Taşımak, götürmek (Move)

Örnek: Take the book up to the third floor. (Kitabı üçüncü kata götür.)

  • Kabul etmek (Accept)

Örnek: Do they take credit cards here? (Burada kredi kartı alıyorlar mı?)

  • Tutmak (Hold)

Örnek: Can you take this bag while I open the door? (Ben kapıyı açarken bu çantayı tutabilir misin?)

  • Bir araçla / seferle bir yere gitmek 

Örnek: She took the 10.30 flight to Edinburgh. (Edinburgh’ya 10.30 uçuşuyla gitti.)

  • Gerektirmek

Örnek: Parachuting takes a lot of nerve. (Paraşütle atlama çok cesaret ister.)

  • Ölçmek (Measure)

Örnek: Nurses took my temperature and blood pressure. (Hemşireler benim ateşimi ve tansiyonumu ölçtü.)

  • İlaç almak

Örnek: Take this medicine three times a day. (Bu ilacı günde üç kez al.)

  • Farklı bir şekilde anlamak

Örnek: He took it the wrong way. (Onu yanlış anladı.)

“To take” fiiliyle kurulan phrasal verbler

Phrasal verbler, kısaca tanımlayacak olursak bir fiille bir edatın birleşmesinden oluşan ve fiilin asıl anlamından alakasız bir anlama bürünmesini sağlayabilen yapılardır. İngilizcede duygu ve düşüncelerimizi doğal bir şekilde ifade etmek, daha akıcı konuşabilmek için phrasal verblerden yararlanırız.

“To take” fiili de phrasal verblerin fiili olarak yaygınca kullanılmakta. Aşağıdaki tabloda bu fiille kurulan farklı phrasal verblerin anlamlarına ve örneklerine göz atabilirsiniz.

Phrasal Verb Türkçe Anlamı Örnek Cümle ve Çeviri
take up başlamak, hobiye başlamak She took up painting during the lockdown. (Karantina döneminde resim yapmaya başladı.)
take away alıp götürmek, çıkarmak The earthquake took everything away from us. (Deprem her şeyimizi alıp götürdü.)
take on üstlenmek He decided to take on the challenge. (Meydan okumayı üstlenmeye karar verdi.)
take off havalanmak, yola çıkmak, çıkarmak The plane took off on time. (Uçak zamanında havalandı.)
take over devralmak, yönetimi almak, ele geçirmek She took over the company after her father. (Babasından sonra şirketi devraldı.)
take back geri almak He had to take back his words after the mistake. (Hatasından sonra sözlerini geri almak zorunda kaldı.)
take down not etmek, alt etmek Make sure to take down all the details. (Tüm detayları not almak suretiyle kaydedin.)
take out dışarı çıkarmak They took out the trash last night. (Dün gece çöpleri dışarı çıkardılar.)
take apart parçalara ayırmak He took the engine apart to find the fault. (Arızayı bulmak için motoru parçalara ayırdı.)
take after benzemek, birine çekmek He takes after his mother in appearance. (Görünüş olarak annesine çekmiş.)
take up with arkadaş olmak She has taken up with some new friends at school. (Okulda yeni arkadaşlar edindi.)
take to alışmak, sevmek He quickly took to his new role at work. (İş yerindeki yeni rolüne çabucak alıştı.)
take along yanında götürmek Don’t forget to take along some water on your hike. (Yürüyüşe giderken yanına biraz su almayı unutma.)

 

En sık karşılaştığımız “take” phrasal verbleri bu şekildeydi fakat her şeyi bir tabloya sığdırmak mümkün değil tabii. Gelin bazılarından daha detaylı bir şekilde bahsedelim ve farklı anlamların örneklerine de göz atalım.

Take out

“Take out” fiili, bir şeyi dışarı çıkarmak anlamına geliyor.

Örnek: Don’t forget to take out the trash before you leave. (Çıkmadan önce çöpü dışarı çıkarmayı unutma.)

Take off

“Take off” fiili iki anlamda sık sık kullanılıyor. Bir kıyafeti, aksesuarı vb. çıkarmak anlamına gelebilen bu fiil, aynı zamanda bir şeyin (genelde aracın, uçağın) kalkışa geçmesinden bahsederken de karşımıza çıkıyor.

Örnek: Please take off your shoes at home. (Lütfen evde ayakkabılarını çıkar.)

Örnek: The plane can take off at any time now. (Uçak her an kalkabilir.)

Take over

“Take over” fiili bir şeyi devralmak, ele geçirmek gibi anlamlarda kullanılıyor.

Örnek: I want to take over this business the next year. (Bu işletmeyi önümüzdeki sene devralmak istiyorum.)

Take away

Türkçede kafe veya restoranlarda “al-götür” olarak hitap ettiğimiz işletme şekline İngilizcede “take-away” deniyor fakat bu kalıp fiil olarak kullanılınca genelde bir şeyi birinin elinden almak anlamına geliyor.

Örnek: Nobody can take my brother away from me! (Kimse benim erkek kardeşimi elimden alamaz!)

Take up

“Take up” fiili, bir hobi veya aktiviteye başlamak anlamında kullanılmakta.

Örnek: He took up gardening after he retired. (Emekli olduktan sonra bahçeciliğe başladı.)

Take on

“Take on” fiili, bir görev veya sorumluluk üstlenmek veya birisiyle rekabet etmek anlamına geliyor.

Örnek: She’s decided to take on the management role in her team. (Takımında yönetim rolünü üstlenmeye karar verdi.)

Örnek: You are not ready to take on me yet. (Benimle rekabet etmeye henüz hazır değilsin.)

Take apart

“Take apart” fiili, bir nesneyi parçalarına ayırmak anlamında kullanılıyor.

Örnek: He took the clock apart to see what was wrong with it. (Saatte neyin yanlış olduğunu görmek için saati parçalarına ayırdı.)

Take after

“Take after” fiili, bir aile üyesine fiziksel veya davranışsal olarak benzemek, ona çekmek anlamında karşımıza çıkıyor.

Örnek: He really takes after his father in the way he walks. (Yürüyüş şekli gerçekten babasına çekmiş.)

Take down

“Take down” fiili, yazmak / not almak anlamında kullanıldığı gibi bir kişiyi veya nesneyi alçaltmak veya yere indirmek anlamında da kullanılıyor.

Örnek: Please take down the minutes of the meeting. (Lütfen toplantının tutanaklarını not alın.)

Örnek: The boxer took down his opponent. (Boksçu, rakibini yere indirdi.)

Take in

“Take in” fiili, genellikle bir şeyi anlamak veya kavramak, bir olayı veya manzarayı derinlemesine gözlemlemek anlamlarında kullanılır.

Örnek: I couldn’t take in all the details of the story. (Hikayenin tüm detaylarını kavrayamadım.)

Ebeveyn misiniz? ve deneyiminizi paylaşmak istiyor musunuz?
Hikayenizi anlatmak için bize ulaşın.

Sıkça sorulan sorular

Quizimize geçmeden önce “take” ile ilgili sık sık sorulan sorulara ve cevaplarına tekrardan bir göz atalım.

“Take over” ne demek?

“Take over” bir şeyi ele geçirmek, devralmak gibi anlamlara gelir. Örnek olarak “This man will take over the whole country.” (Bu adam bütün ülkeyi ele geçirecek.) cümlesini gösterebiliriz.

“Take after” ne demek?

“Take after” fiili, görünüş veya belli bir davranış bakımından bir aile üyesine benzemek, çekmek anlamında kullanılır.

“Take down” ne demek?

“Take down”, not almak anlamına gelebileceği gibi birini alt etmek, yere sermek gibi anlamlarda da kullanılabilen bir phrasal verbdür.

“Take” ile kurulan phrasal verbler: Quiz!

Aşağıdaki bilgi testiyle “take” ile kurulan phrasal verbleri daha iyi kavrayabilirsiniz, iyi şanslar!

He decided to take ___ basketball as his new hobby.
She is ready to take ___ any challenges that come her way.
After the meeting, please take ___ the key points.
He needs to take ___ the computer to find out what's wrong.
You really take ___ your mother with your artistic skills.
It's hard to take ___ all the information from this lecture.
He didn't just accept the situation; he took ___ it and changed things.
To fix the watch, you might need to take ___ some pieces.
When his grandfather passed away, he took ___ the family business.
Why isn’t the plane taking ___? It’s 12 p.m. already.
Yanıtlara Bak

Novakid’le tanışın!

Phrasal verb gibi gramer ve kelime bilgisi konularını okuyup öğrenmek önemli fakat dil öğrenirken yapılması gereken en önemli şey dili aktif bir biçimde kullanmak. Novakid’de uzman öğretmenlerimizle çocuklara İngilizceyi konuşma ve eğlence yoluyla öğretiyoruz. Online İngilizce derslerimizi ücretsiz denemek için ilk deneme dersinizi siz de hemen alın!

Rate this post

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir
Bir dil seçin
Down arrow icon
Russia Global English Czech Republic Italy Portugal Brazil Romania Japan South Korea Spain Chile Argentina Slovakia Turkey Poland Israel Greece Malaysia Indonesia Hungary France Germany Global العربية Norway India India-en Netherlands Sweden Denmark Finland
Cookie icon
Web sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Siteye giriş yaparak çerezleri tarayıcınıza kaydetmeyi kabul ediyorsunuz.