Scrolltop arrow icon
Left arrow icon Tüm kategoriler
Close icon
Haberler
İngilizce öğrenme
Ebeveynler için Novakid
TR
TR flag icon
Mobile close icon
CTA background
Çocuğunuz için en iyi İngilizce derslerini planlayın
ÜCRETSİZ DENEYİN
Paylaş
LinkedIn share icon
İngilizcede “turn” ne anlama gelir, phrasal verblerde nasıl farklı anlamlara sahiptir? Konu anlatımı ve bilgi testi!
Dil bilgisi
Star icon
31.05.2024
Time icon 10 min
Comment icon 0 yorum

İngilizcede “turn” ne anlama gelir, phrasal verblerde nasıl farklı anlamlara sahiptir? Konu anlatımı ve bilgi testi!

İçindekiler

Asıl anlamı “dönmek/döndürmek” olan “turn” fiiline İngilizcede sık sık rastlıyoruz. Bu fiili çoğunlukla ana anlamında görsek de “turn” fiili farklı anlamlara da sahip. Fakat farklı anlamlar da genellikle “dönmek” anlamına oldukça yakın. 

Bunun yanında “turn” fiilinin tamamen farklı anlamlar edindiği farklı kullanım şekilleri de bulunabiliyor. “Turn” fiili, tıpkı diğer fiiller gibi belli başlı edatlarla (preposition) birleşip farklı anlamlarda kullanılıyor.

Bu yazımızda İngilizce “turn” fiilinin nerelerde, hangi anlamlarda kullanıldığından bahsedeceğiz. Daha sonra ise “turn” fiiliyle kurulan çeşitli anlamlardaki phrasal verb (deyimsel fiil) yapılarını sizlerle paylaşacağız. En sonunda da bu konuda öğrendiklerimizi bir bilgi testiyle pekiştireceğiz. Haydi öğrenelim!

“To turn” fiilinin farklı anlamları

“To turn” fiilinin alternatif anlamları da asıl anlamına oldukça yakın, bu sebeple açıklayacağımız birçok anlamı öğrenmekte zorluk yaşamayacaksınızdır.

  • Go round (Kendi etrafında dönmek)

Örnek: The earth turns on its axis once every 24 hours. (Dünya, her 24 saatte bir kendi ekseni etrafında döner.)

  • Change direction (Yön değiştirmek)

Örnek: Turn left at the next intersection. (Sonraki kavşakta sola dön.)

  • Flip to the other side (Diğer tarafa çevirmek)

Örnek: Now please turn the page and start reading the story. (Şimdi lütfen sayfayı çevirin ve hikâyeyi okumaya başlayın.)

  • Become (Olmak, hâline gelmek)

Örnek: Her face suddenly turned red. (Yüzü aniden kızardı / kırmızı oldu.)

  • Switch (Açmak / kapatmak)

“Switch” fiilinin bu anlamı “on” ve “off” edatlarıyla ortaya çıkıyor.

Örnek: Who turned the TV on? Please turn it off! (Televizyonu kim açtı? Lütfen kapatın onu!)

“To turn” fiiliyle kurulan phrasal verbler

Phrasal verbler, kısaca tanımlayacak olursak bir fiille bir edatın (preposition) birleşerek oluşturduğu ve fiile asıl anlamından farklı bir kullanım şekli katan deyimsel ifadelerdir. İngilizcede duygu ve düşüncelerimizi doğal bir şekilde ifade etmek, daha akıcı konuşabilmek için bu ifadeleri sıklıkla kullanırız.

“To turn” fiili, diğer birçok yaygın fiil kadar fazla sayıda phrasal verbe sahip değil. Üstelik bu fiilin içerisinde bulunduğu phrasal verbler genellikle çok farklı bir anlama gelmiyor, anlamı tahmin etmek edata bakarak mümkün olabiliyor. Bu sebeple “turn” ile kurulan phrasal verbleri öğrenmek oldukça kolay.

Phrasal verb Türkçe karşılığı Örnek cümle ve çevirisi
turn left sola dönmek Turn left at the traffic lights. (Trafik ışıklarından sola dönün.)
turn right sağa dönmek Turn right at the corner. (Köşeden sağa dönün.)
turn off kapatmak Please turn off the TV before you go to bed. (Yatmadan önce lütfen televizyonu kapat.)
turn on açmak She turned on the radio to listen to the news. (Haberleri dinlemek için radyoyu açtı.)
turn around geri dönmek, arkasını dönmek Turn around and look at the beautiful view. (Geri dön ve güzel manzaraya bak.)
turn down reddetmek, kısmak He turned down the job offer. (İş teklifini reddetti.)
He turned down the volume of the TV. (Televizyonun sesini kıstı.)
turn up artırmak, ansızın çıkagelmek Can you turn up the volume? (Sesi açabilir misin?)
Ahmet turned up at my house yesterday. (Ahmet dün benim evime geldi.)
turn back geri dönmek We had to turn back because of the storm. (Fırtına nedeniyle geri dönmek zorunda kaldık.)
turn away geri çevirmek, yüz çevirmek They turned away the beggar. (Dilenciyi geri çevirdiler.)
turn in teslim etmek He turned in his assignment on time. (Ödevini zamanında teslim etti.)
turn into dönüşmek, haline gelmek The caterpillar turned into a butterfly. (Tırtıl kelebeğe dönüştü.)
turn out ortaya çıkmak, sonuçlanmak It turned out to be a beautiful day. (Güzel bir gün oldu.)
turn over devretmek, çevirmek He turned over the page to continue reading. (Okumaya devam etmek için sayfayı çevirdi.)

 

“Turn” ile kurulan phrasal verblerin listesi bu şekildeydi, şimdi dilerseniz bunlardan bazılarının farklı anlamlarını daha detaylı bir şekilde incelemeye geçelim.

Turn around

“Turn around” fiili, geri dönmek veya arkasını dönmek anlamında kullanılır.

Örnek: Turn around and face the other way. (Geri dön ve diğer tarafa bak.)

Bu fiil, aynı zamanda kötü giden işleri düzeltmek anlamına da gelebilir.

Örnek: The new management turned things around in two months. (Yeni yönetim işleri iki ayda düzeltti.)

“Turn around” phrasal verbünün bir diğer anlamı ise bir şeyi üretmek, tamamlamaktır. Hatta bir sipariş teslim süresine bu sebeple “turn-around time” denir.

Örnek: We promise to turn the orders around in a week. (Siparişleri bir haftada tamamlayacağımıza söz veriyoruz.)

Turn down

“Turn down” fiili, bir kişiyi reddetmek veya bir şeyi (ses, ocak gibi) azaltmak, kısmak anlamında kullanılır.

Örnek: Gamze turned down the job offer. (Gamze iş teklifini reddetti.)

Örnek: I’m trying to sleep, can you please turn down the volume? (Uyumaya çalışıyorum, sesi kısar mısın lütfen?)

Turn up

“Turn up” fiili bir şeyi (ses gibi) artırmak, açmak anlamına gelir.

Örnek: Can you turn up the volume? (Sesi açabilir misin?)

Bu ifade, bununla birlikte beklenmedik ziyaretlerde de sıklıkla kullanılır. Birisi önceden planlamamış bir şekilde bir yere gelirse bu eylem için “turn up” ifadesi kullanılır.

Örnek: My friend, whom I didn’t invite, turned up to my birthday party. (Arkadaşım, ki onu davet etmemiştim, doğum günü partime geldi.)

Turn back

“Turn back” fiili, geri dönmek veya geri döndürmek anlamında kullanılır.

Örnek: We had to turn back because of the roadblock. (Yol kapanması nedeniyle geri dönmek zorunda kaldık.)

Turn away

“Turn away” fiili, geri çevirmek, reddetmek, yüz çevirmek anlamında kullanılır.

Örnek: The security turned us away at the entrance. (Güvenlik bizi girişte geri çevirdi.)

Turn out

“Turn out” fiili, beklenmeyen bir şekilde sonuçlanmak veya gizliyken ortaya çıkmak gibi anlamlarda kullanılır.

Örnek: It turned out to be a great day. (Harika bir gün oldu.)

Örnek: It turned out that she was lying. (Ortaya çıktı ki yalan söylüyormuş.)

Turn in

“Turn in” fiili, teslim etmek veya yatmak, yatağa girmek anlamında kullanılır.

Örnek: He turned in his assignment on time. (Ödevini zamanında teslim etti.)

Örnek: I usually turn in at around 11 p.m. (Genelde akşam 11 civarında yatarım.)

Ebeveyn misiniz? ve deneyiminizi paylaşmak istiyor musunuz?
Hikayenizi anlatmak için bize ulaşın.

Sıkça sorulan sorular

“Turn” fiilinin İngilizcedeki kullanım alanlarıyla ilgili bilgi testimize geçmeden önce konuyla ilgili sıkça sorulan soruları cevaplandıralım.

“Turn down” ne anlama gelir?

“Turn down” ifadesinin iki anlamı bulunabilir. Bu anlamlardan bir tanesi bir şeyi (ses gibi) kısmak, diğeri ise bir şeyi reddetmektir.

“Turn around” ne ifade eder?

“Turn around” fiili; geriye dönmek, bir şeyi kötü bir durumdan iyi bir duruma döndürmek bir şeyi aramak, bir şeyi üretip teslim etmek anlamlarına gelir.

“Turn” fiilinin farklı anlamları: Quiz!

“Turn” fiilinin farklı anlamlarını ve bu fiille kurulan phrasal verbleri öğrendiğimize göre konuyu ne kadar öğrendiğinizi test etmeye geçebiliriz. İyi şanslar!

He decided to turn ___ her offer because he wasn’t interested.
Can you turn ___ the lights before you leave?
The windmill starts to turn ___ as the wind picks up.
They had to turn ___ because the road was blocked.
We had to turn ___ the volume because it was too loud.
The little boy will turn ___ a strong man in the future.
He turned ___ his homework right before the deadline.
Although it didn’t start well, it turned ___ to be a wonderful day after all.
We turned ___ the air conditioner because it was too cold.
The security guard turned ___ the suspicious person.
Yanıtlara Bak

Novakid’le tanışın!

Dilbilgisi ve kelime bilgisi konularını öğrenmenin ilk aşaması konu çalışmak olsa da İngilizce öğrenirken dili yaşamaktan daha iyi bir yöntem yok. Novakid’de sunduğumuz online İngilizce dersleriyle çocuklara ezberci müfredattan uzak, konuşma dolu ve interaktif bir deneyim sunuyoruz. Siz de ilk deneme dersinizi şimdi alın ve çocuğunuza İngilizceyi sevdirmeye başlayın!

Rate this post

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi çekebilir
Bir dil seçin
Down arrow icon
Russia Global English Czech Republic Italy Portugal Brazil Romania Japan South Korea Spain Chile Argentina Slovakia Turkey Poland Israel Greece Malaysia Indonesia Hungary France Germany Global العربية Norway India India-en Netherlands Sweden Denmark Finland
Cookie icon
Web sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Siteye giriş yaparak çerezleri tarayıcınıza kaydetmeyi kabul ediyorsunuz.