- “Şaşırmak” tam olarak ne demek?
- Kafa karışıklığı belirten ifadeler
- Şaşkınlık belirtmek için kullanılan İngilizce ifadeler
- Novakid’le tanışın!
- Şaşırmak hem bir olay karşısında hazırlıksız yakalanmak hem de kafa karışıklığı yaşamak anlamına gelir.
- “It’s quite unexpected,” gibi resmi şaşırma ifadeleri olduğu gibi “Are you serious?” gibi samimi şaşırma ifadeleri de bulunur.
- Bazı şaşırma ifadeleri hem olumsuz hem de olumlu bağlamda kullanılabilir.
“İçinde bulunduğumuz durumlara İngilizcede nasıl tepki verebileceğimizi bilmek, dili daha doğal bir şekilde konuşabilmek için gereklidir. Bu nedenle ders sırasında öğrencilerimin duygularını ifade edebileceğinden emin oluyor, bolca konuşma pratiği yapıyorum.” – Novakid öğretmeni Ali Sullivan
Günlük hayatta yaşadığımız veya denk geldiğimiz olaylara birçok tepki veririz. Birisi bize iltifat ettiğinde mutlu olup gülümser, uzun süredir uğraştığımız bir konuda başarısız olunca üzülüp kendimizi insanlardan izole eder, heyecanlandığımızda kaşlarımızı kaldırıp vücudumuzu hareket etmekten alıkoyamayız. Peki şaşırınca ne yaparız?
Şaşırmak hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın bizi ne yapacağımızı bilemediğimiz duruma sokan bir duygudur. Yaşanan şeye hazırlıksız yakalanır, bazen donar kalır, bazen de doğru kelimeleri bulmaya çalışırken bocalarız.
Bu nedenle şaşırdığımız zaman neler söyleyebileceğimizi bilmek bizi istemediğimiz bir duruma sokmaktan kurtaracaktır. Ancak bundan önce “şaşırmak” kelimesinin anlamı üzerinde durmamız gerekiyor.
“Şaşırmak” tam olarak ne demek?
Gündelik yaşamımızda kullanıldığı şekliyle şaşırmanın aslında iki anlamı var: kafa karışıklığı ve bir olaya veya söze hazırlıksız yakalanmak. “Ne yapacağını şaşırdı,” cümlesinde bahsedilmek istenen şey birinin bir olay karşısında şaşırıp kalması değil, kafa karışıklığı yaşamasıdır. Bir durumu tam olarak kavrayamamaktan kaynaklanır ve atılması gereken sonraki adımı bilmemek anlamına gelir. Elbet bir olaya hazırlıksız yakalandığımızda da ne yapmamız gerektiğini bilemeyebiliriz, ancak bu iki durum için kullanılan ifadeler farklıdır. Gelin bu ifadeleri öğrenelim.
Kafa karışıklığı belirten ifadeler
Kafa karışıklığı belirten ifadeler karşımızdaki kişinin söylediğini tekrar etmesi veya daha ayrıntılı bir şekilde anlatması ve belirsizlik dile getirmek için kullanılır.
- I’m lost. (Konuyu takip edemedim.)
Birebir olarak “Kayboldum,” anlamına gelse de bu ifade bir konuyu kavrayamadığımızı ifade etmek için kullanılır.
Örnek: I’m a bit lost. Are you suggesting we should wait for Rachel to come here or at the restaurant? (Tam olarak anlamadım. Rachel’ın gelmesini burada mı yoksa restoranda beklememizi mi öneriyorsun?)
- Not sure. (Emin değilim.)
Belirsizlik ifade eder. Kafa karışıklığından dolayı bir konu hakkında karar veremediğimizi anlatmak için kullanılır.
Örnek: I’m not sure this is a good idea. Maybe we should go back home. (Bunun iyi bir fikir olduğundan emin değilim, belki eve geri dönmeliyiz.)
- I’m confused. (Kafam karıştı.)
“I’m lost,” ile birbirlerini yerine kullanılabilecek, kafa karışıklığı bildiren başka bir ifadedir.
Örnek: I’m confused, can you go over the plan again? (Kafam karıştı, planın üzerinden bir kere daha geçebilir misin?)
- It’s mixed up. (Karışık.)
Spesifik olarak iki veya daha fazla şeyi birbiriyle karıştırdığımızı ifade etmek için kullanılır.
Örnek: I think you’re mixing up our current situation with before. (Sanırım şu anki durumumuzla öncekini karıştırıyorsun.)
Şaşkınlık belirtmek için kullanılan İngilizce ifadeler
Hazırlıksız yakalandığımız, yaşanmasını beklemediğimiz olaylar veya sözlerle karşı karşıya gelince söyleyebileceğimiz ifadeler aşağıdaki gibi kategorilere ayrılabilir.
Kibar ifadeler
- I didn’t expect that. (Bunu beklemiyordum.)
Resmi bir ifade değildir ancak kibarlık belirtir.
Örnek: I didn’t expect that to be true, but I’m glad I was wrong. (Bunun doğru olmasını beklemiyordum, ama yanıldığım için mutluyum.)
- That’s interesting. (İlginç.)
Şaşkınlık belirtmek için kibar ama bir o kadar da nötr bir ifadedir.
Örnek: He’s acting like there’s nothing wrong with what he said. That’s interesting. (Söylediği şeyde bir sıkıntı yokmuş gibi davranıyor. İlginç.)
- Really? (Gerçekten mi?)
Is this all for me? Really? (Hepsi benim için mi? Gerçekten mi?)
- That’s surprising. (Şaşırtıcı.)
“That’s interesting,” gibi nötr bir şekilde şaşkınlık belirten kibar bir ifadedir.
Örnek: She is quieter than usual. That’s surprising. (Normalden daha sessiz. Şaşırtıcı.)
Resmi ifadeler
- I’m surprised to hear that. (Bunu duyduğuma şaşırdım.)
Sadece resmi durumlarda kullanılmasa da çoğunlukla resmi kabul edilen bir ifadedir.
Örnek: I’m surprised to hear that you won’t be working with us next year. (Önümüzdeki yıl bizimle çalışmayacağını duymama şaşırdım.)
- It’s quite unexpected. (Bu oldukça beklenmedik.)
Kibar ve resmi durumlarda kullanılır.
Örnek: I’ve heard complaints about you recently. It’s quite unexpected. (Son zamanlarda hakkında şikayetler duydum. Bu oldukça beklenmedik.)
- This comes as a surprise. (Sürpriz oldu.)
Yalnızca resmi durumlarda kullanılmaz fakat resmi durumlarda daha sık karşılaşılan bir ifadedir.
Örnek: Mr. Burns, I’ve heard that you’re not going to be the manager from now on. This comes as a surprise. (Mr. Burns, duydum ki bundan sonra yönetici olmayacakmışsınız. Sürpriz oldu.)
Samimi ifadeler
- Really? (Gerçekten mi?)
Resmi olmayan ortamlarda en sık kullanılan ifadedir. Nasıl kullanıldığına göre kibar bir ifade de olabilir.
Örnek: You saw through the magician’s tricks? Really? (Sihirbazın numarasının iç yüzünü gördün mü? Gerçekten mi?)
- Wow!
Anlamı olan bir kelime değildir ancak şaşırma ifadesi olarak kullanılır.
Örnek: Wow! Your project is better than I expected. (Wow! Projen beklediğimden daha iyi.)
- Are you serious? (Ciddi misin?)
Söyleyen kişinin kulaklarına inanamadığını ifade eder.
Örnek: You’re moving to another city? Are you serious? (Başka bir şehre mi taşınıyorsun? Ciddi misin?)
- You must be joking! (Şaka yapıyor olmalısın!)
“Are you serious?” gibi duyduğumuza inanamadığımızı ifade etmek için kullanılır.
Örnek: You must be joking! Surely you have a plausible explanation. (Şaka yapıyor olmalısın! Mutlaka akla yatar bir açıklaman olmalı!)
- Are you kidding me? (Benimle dalga mı geçiyorsun?)
Çoğunlukla olumsuz bağlamda kullanılır. Kişinin duyduğu şeyden memnun olmadığını ifade eder.
Örnek: Are you kidding me? I’ve spent hours finding the perfect gift for you and you won’t even look at it? (Benimle dalga mı geçiyorsun? Sana en iyi hediyeyi bulmak için saatler harcadım ve ne olduğuna bile bakmayacak mısın?)
- No way! (İmkanı yok!)
Hem olumlu hem de olumsuz anlamda kullanılabilecek samimi bir şaşırma ifadesidir.
Örnek: I’ve been trying to find this book for years! No way you found it! (Yıllardır bu kitabı arıyorum! Bulmuş olmana imkan yok!)
- My goodness! (Aman Tanrım!)
Abartılı bir şekilde şaşkınlık belirtir.
Örnek: My goodness, you look beautiful in that dress! (Aman Tanrım, o elbisenin için çok güzel duruyorsun!)
Farklı şaşırma ifadelerini sıraladık, hepsini tek bir yerde görmek için aşağıdaki tablodan yararlanabilirsiniz.
| Wow! | Wow! |
| Really? | Gerçekten mi? |
| No way! | İmkanı yok! |
| Are you serious? | Ciddi misin? |
| You must be joking! | Şaka yapıyor olmalısın! |
| That’s surprising. | Şaşırtıcı. |
| This comes as a surprise. | Sürpriz oldu. |
| It’s quite unexpected. | Bu oldukça beklenmedik. |
| I’m surprised to hear that. | Bunu duyduğuma şaşırdım. |
| That’s interesting. | İlginç. |
| I didn’t expect that. | Bunu beklemiyordum. |
| My goodness! | Aman Tanrım! |
Novakid’le tanışın!
İngilizce öğrenme süreci zorlayıcı olabilir. Bu zorlu süreci çocuğunuz için kolaylaştırmak için Novakid’in etkileşimli derslerinden faydalanabilir, deneyimli öğretmenlerle eğlenerek öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Şimdi kaydolun ve çocuğunuzun İngilizce macerasını başlatın.






