İngilizcede “job” ve “work” ne demektir, farkları nelerdir: Örnekler, yaygın kalıplar ve quiz!
- “Job” ne demek ve nasıl kullanılır?
- “Work” ne demek ve nasıl kullanılır?
- “Job” ve “work” arasındaki fark nedir?
- “Job” ve “work” ile sık kullanılan kalıplar ve ifadeler
- Sıkça sorulan sorular
- “Job” ve “work” quizi!
- Novakid’le tanışın!
- Job belirli bir görev ya da pozisyonu ifade eder ve sayılabilen bir isimdir (a job, two jobs).
- Work genellikle “çalışma / emek” anlamına gelir ve çoğunlukla sayılamayan bir isimdir (much work, a lot of work).
- Job günlük konuşmada “iş çıkarmak” ya da “iyi iş yapmak” anlamında da kullanılır (Good job!).
- Work hem isim hem fiil olabilir; işin kendisini, çabayı ya da “çalışmak” eylemini anlatır.
- Kullanım bağlamına göre “job” pozisyonu, “work” ise yapılan emeği / uğraşıyı vurgular.
İngilizcede “job” ve “work” kelimeleri Türkçede karşımıza “iş” veya “çalışma” olarak çıkar. Benzer anlamlara sahip olan bu kelimeler, hem dilbilgisi hem anlam bakımından ufak farklılıklar gösterebilir. Gelin “job” ve “work”ün ne demek olduğunu ve aralarındaki farkı öğrenelim. Üstelik yazımızın sonunda bilginizi pekiştirmeniz için bir quiz de sizleri bekliyor!
“Job” ne demek ve nasıl kullanılır?
Türkçeye “iş” olarak çevirebileceğimiz İngilizce “job” kelimesi, belirli bir pozisyonu ya da görev tanımı olan ve genellikle ücret karşılığında yapılan işleri ifade eder. Yani, “job” somut ve sınırlı bir işi tanımlar. Bu kelime çoğunlukla sayılabilirdir (countable noun), bu yüzden başına “a”, “the” ya da sonuna çoğul eki “s” alabilir.
- Örnek: She has a new job at the bank. (Bankada yeni bir işi var.)
- Örnek: I applied for three jobs last week. (Geçen hafta üç işe başvurdum.)
- Örnek: What does your job involve? (İşin neyi kapsıyor?)
“Job” kelimesi aynı zamanda daha resmi veya teknik bir ifadeyle belirli görevler ya da sorumluluklar anlamına da gelebilir. Örneğin, “My job is to manage the team” cümlesi, sadece bir iş pozisyonunu değil aynı zamanda görev tanımını da belirtir.
- Örnek: It’s my job to make sure everything runs smoothly. (Her şeyin sorunsuz ilerlemesini sağlamak benim işim.)
“Job” kelimesi ayrıca günlük konuşmalarda kimi zaman “iş çıkarmak”, “iyi/kötü bir iş yapmak” gibi anlamlarda da kullanılabilir. Karşıdaki kişiyi tebrik etmek için kullanılan “Good job!” kalıbı bunun güzel bir örneği.
- Örnek: You did a great job on your presentation! (Sunumda harika bir iş çıkardın!)
- Örnek: Your homework looks perfect! Good job! (Ev ödevin harika görünüyor! İyi iş!)
Bu bağlamlarda “job”, sadece pozisyon değil, yapılan işin kalitesiyle de ilgilidir.
“Work” ne demek ve nasıl kullanılır?
İsim olarak “work”
“Work” kelimesi, İngilizcede emek, çaba ya da faaliyet anlamına gelir. Belirli bir pozisyonu değil, yapılan işin kendisini ifade eder. Bu yönüyle “job” kelimesinin aksine sayılamayan bir isimdir (uncountable noun), yani başına “a” getirilmez ve çoğul yapılmaz.
- Örnek: I have a lot of work to do today. (Bugün yapmam gereken çok iş var.)
- Örnek: She stayed late to finish her work. (İşini bitirmek için geç saate kadar kaldı.)
- Örnek: Hard work always pays off. (Sıkı çalışma her zaman karşılığını verir.)
“Work” kelimesi isim olarak kullanıldığında “eser” anlamına da gelebilir. Buna özellikle sanat ve edebiyat alanında rastlarız. Bu anlam kullanıldığında kelime sayılabilir hâle geldiği için kendisini çoğul olarak da görebiliriz.
- Örnek: “The collected works of Shakespeare” (Shakespeare’in tüm eserleri)
Yani “work” kelimesi isim olarak karşımıza çıktığında sayılabilir veya sayılamaz olması, hangi anlamda kullanıldığına bağlıdır.
Fiil olarak “work”
“Work” kelimesi “çalışmak” anlamına gelen bir fiil olarak da kullanılır.
- Örnek: I work in a hospital. (Bir hastanede çalışıyorum.)
- Örnek: Do you work on weekends? (Hafta sonları çalışıyor musun?)
- Örnek: She works from home. (Evden çalışıyor.)
“Job” ve “work” arasındaki fark nedir?
İngilizcede “job” ve “work”, Türkçeye çoğu zaman “iş” olarak çevrilse de farklı kullanım şekillerine sahiplerdir.
- Sayılabilirlik farkı
En belirgin fark, gramer yapılarından gelir. “Job” sayılabilir bir isimdir (a job, two jobs). “Work” ise genellikle sayılamaz.
- Örnek: I found a job in marketing. (Pazarlama alanında bir iş buldum.)
- Örnek: I have too much work today. (Bugün çok işim var.)
- Anlam farkı
“Job”, belirli bir pozisyonu veya maaş karşılığı yapılan düzenli bir işi anlatır. “Work” ise daha soyut bir kavramdır ve genel olarak yapılan çaba veya verilen uğraşı belirtir.
- Örnek: His job is to manage the sales team. (Onun işi satış ekibini yönetmek.)
- Örnek: Managing a team is hard work. (Bir ekip yönetmek zahmetli bir iştir.)
- Kullanım bağlamı
“Job” daha çok ‘ne iş yapıyorsun?’ ya da ‘nerede çalışıyorsun?’ gibi soruların cevabında kullanılır. “Work” ise ne kadar iş yaptığınız, işin zorluğu ya da çalışma saatleri gibi durumları anlatmak için kullanılır.
- Örnek: She got a new job at a tech company. (Bir teknoloji şirketinde yeni bir işe girdi.)
- Örnek: She does a lot of work every day. (Her gün çok iş yapıyor.)
- Fiil ve isim farkı
“Work” hem fiil hem de isim olarak kullanılabilir. “Job” ise sadece isimdir.
- Örnek (fiil): I work from 9 to 5. (9’dan 5’e kadar çalışıyorum.)
- Örnek (isim): I love my job. (İşimi seviyorum.)
“Job” ve “work” ile sık kullanılan kalıplar ve ifadeler
İngilizcede “job” ve “work” kelimelerinin anlamını öğrendik. Fakat kelimeleri akıcı ve doğru bir şekilde kullanmak için bunun yanında aynı zamanda bu kelimelerle birlikte kullanılan diğer kelimeleri, kalıp ifadeleri ve edatları da bilmemiz gerekiyor. Gelin “job” ve “work” kelimeleriyle ilgili kalıpları yakından inceleyelim.
“Job” ile kullanılan yaygın ifadeler
- Job hunt / job search: İş arama süreci
Örnek: He’s currently on the job hunt after graduating. (Mezun olduktan sonra şu anda iş arayışında.)
- Apply for a job: Bir işe başvurmak
Örnek: I applied for a job at a software company. (Bir yazılım şirketine iş başvurusunda bulundum.)
- Get a job: İş bulmak
Örnek: She finally got a job in marketing. (Sonunda pazarlama alanında bir iş buldu.)
- Job opportunity / job opening: Açık iş pozisyonu
Örnek: There’s a job opening in the HR department. (İK departmanında açık bir pozisyon var.)
- Full-time / part-time job: Tam zamanlı / yarı zamanlı iş
Örnek: He’s looking for a part-time job while studying. (Okurken yarı zamanlı bir iş arıyor.)
- Demanding job: Zorlayıcı, çok emek isteyen iş
Örnek: Being a firefighter is a demanding job. (İtfaiyeci olmak zorlu bir iştir.)
- Rewarding / fulfilling job: Tatmin edici, manevi doyum sağlayan iş
Örnek: Teaching children is a very rewarding job. (Çocuklara öğretmenlik yapmak oldukça tatmin edici bir iştir.)
- Entry-level job: Yeni başlayanlar için iş
Örnek: He got an entry-level job as a receptionist. (Yeni başlayanlar için bir resepsiyonist işi aldı.)
- Dead-end job: İlerleme şansı olmayan iş
Örnek: I quit because it felt like a dead-end job. (İlerleme şansı olmayan bir iş gibi geldiği için bıraktım.)
- Lucrative job: Yüksek maaşlı, kazançlı iş
Örnek: Many people choose engineering because it’s a lucrative job. (Birçok kişi, kazançlı bir iş olduğu için mühendisliği tercih ediyor.)
“Work” ile kullanılan yaygın ifadeler
- Work at / for (a company): Bir şirkette çalışmak
Örnek: I work at an international bank. (Uluslararası bir bankada çalışıyorum.)
Örnek: She works for a design agency. (Bir tasarım ajansında çalışıyor.)
- Work on (a task / project): Bir görev veya proje üzerinde çalışmak
Örnek: We’re working on a new campaign. (Yeni bir kampanya üzerinde çalışıyoruz.)
- Work with (people / materials): Biriyle ya da bir şeyle çalışmak
Örnek: He works with autistic children. (Otizmli çocuklarla çalışıyor.)
Örnek: She works with digital tools. (Dijital araçlarla çalışıyor.)
- Start work / leave work / get off work: İşe başlamak / işten çıkmak
Örnek: I start work at 9 AM. (Sabah 9’da işe başlıyorum.)
Örnek: I get off work at 6 PM. (Akşam 6’da işten çıkıyorum.)
- Go to work / be at work: İşe gitmek / işte olmak
Örnek: We go to work by train. (Trenle işe gidiyoruz.)
Örnek: He’s not at work today. (Bugün işte değil.)
- Friends from work: İşten arkadaşlar
Örnek: I had dinner with some friends from work. (İşten bazı arkadaşlarımla akşam yemeği yedim.)
Sıkça sorulan sorular
Work sayılabilir mi?
Hayır, “work” kelimesi genellikle sayılamaz. Bu yüzden “a work” veya “two works” gibi ifadeler doğru değildir. Ancak, sanat veya akademik içerikler gibi özel bağlamlarda “works” (eserler) şeklinde çoğul kullanılabilir.
İngilizcede job ne demek?
“Job”, belirli bir görev ya da pozisyon anlamına gelir. Genellikle bir şirkette veya kuruluşta düzenli olarak yapılan ve ücret karşılığında sürdürülen işleri ifade eder.
“Work work work” ne demek?
Bu tekrar genellikle yoğun bir iş temposunu vurgulamak için esprili veya şikâyet eden bir tonda kullanılır. “Hep iş güç, başka bir şey yok” gibi bir anlama gelir.
“Job” ve “work” quizi!
Bu iki kelimenin kullanımını ne kadar anladığınızı quizimizle öğrenebilir, bilginizi pekiştirebilirsiniz.
Novakid’le tanışın!
“Job” ve “work” gibi İngilizcede sık karıştırılan kelimeleri öğrenmenin en etkili yolu, onları doğal bağlamlarda duymak ve kullanmaktır. Novakid’in grup dersleri tam da bunu sağlıyor. Çocuklar, eğlenceli ve etkileşimli ortamda konuşarak İngilizce öğreniyor, grameri ezberlemeden, yaşayarak kavrıyor.
Novakid’in bire bir dersleriyle çocuklar İngilizceyi katı gramer kurallarına boğulmadan konuşarak, özel ilgiyle öğrenebiliyor. Deneme dersinizi ücretsiz alın!