Bu içeriğimizde çift dilli bebek yetiştirmenin veya çocuğunuza çift dilli (bilingual) eğitim vermenin potansiyel faydalarından bahsettik.
10. sınıf İngilizce kelimelerini öğrenerek kelime bilgimizi pekiştirelim!
- 10. sınıf İngilizce kelimeleri ve örnekler
- 10. sınıf İngilizce bilinmesi gereken kelimeler ve örnekler
- 10. sınıf İngilizce kelime ezberleme yöntemleri
- Novakid’le tanışın!
- 10.sınıf İngilizcesinde kelimeler günlük dilden uzaklaşıp daha akademik, soyut ve bağlama dayalı bir hâl alıyor.
- 10. sınıfta sık karşılaşılan İngilizce kelimeler yalnızca bu seviyede değil ilerleyen sınıflarda ve akademik metinlerde de karşımıza çıkar.
- İngilizce kelime ezberleme sürecinde kelimeleri cümle içinde öğrenmek ve düzenli tekrar yapmak kalıcılığı önemli ölçüde artırır.
- sınıfa geçtiğimizde İngilizce derslerinde kelimelerin bir anda zorlaştığını fark ederiz. Aslında bunu 9. sınıf İngilizcesinde de deneyimlemiştik fakat işler artık daha da ciddi!
Bu ciddiyetin sebebi kullanılan dilin daha akademik ve anlam açısından daha derin hâle gelmesidir. 10. sınıf seviyesinde artık sadece günlük konuşmalarda geçen basit kelimelerle vedalaşıp okuma parçalarında fikir bildiren, neden–sonuç ilişkisi kuran ve soyut kavramları anlatan kelimelerle daha sık karşılaşırız. Bizden beklenen de bu kelimeleri tek başına ezberlemek değil cümle içinde anlayabilmek ve doğru bağlamda kullanabilmektir.
Yani bu seviyede İngilizce artık yalnızca sınavlarda çıkan kuralları öğrenmekten ziyade kendini ifade etme, çevreyi tanıma ve dünyayı anlama aracı hâline gelir. O halde şimdi 10. sınıf İngilizcesinde sıkça karşılaştığımız ve bilinmesi gereken kelimeleri inceleyerek İngilizce serüvenimize yeni bir boyut katalım!
10. sınıf İngilizce kelimeleri ve örnekler
Yazımızın bu kısmında sizler için 10. sınıf İngilizce kelimeleri temalarına göre ayırdık. Aşağıdaki kelime listesini inceleyelim ve örnek cümlelerle kelime bilgimizi pekiştirelim!
Communication and formality
- Appointment (randevu)
Örnek: I have a medical appointment with the doctor at 10:00. (Saat 10:00’da doktor randevum var.)
- Attach (eklemek, iliştirmek)
Örnek: Please attach the file to your email. (Lütfen dosyayı e-postanıza ekleyin.)
- Cancel (iptal etmek)
Örnek: I need to cancel my meeting. (Toplantımı iptal etmem gerekiyor.)
- Contact (irtibat kurmak)
Örnek: Are you still in contact with your old boss? (Eski patronunla hala irtibat halinde misin?)
- Communication (iletişim)
Örnek: I think you should work on your communication skills. (Bence iletişim yeteneklerin üzerine çalışmalısın.)
- Director (müdür, yönetmen)
Örnek: The director of the company is very young. (Şirketin müdürü çok genç.)
- Interview (mülakat, röportaj)
Örnek: The job interview went very well. (İş mülakatı çok iyi geçti.)
- Junior / Senior (kıdemsiz / kıdemli)
Örnek: He is a junior designer, but his boss is a senior architect. (O kıdemsiz bir tasarımcı ama patronu kıdemli bir mimar.)
- Post Script, PS (not, ek yazı)
Örnek: She wrote a PS at the bottom of the letter. (Mektubun altına bir not ekledi.)
- Reply (cevap vermek, yanıt)
Örnek: I am waiting for a reply to my message. (Mesajıma bir cevap bekliyorum.)
- Business (iş, ticaret)
Örnek: My father owns a small business. (Babamın küçük bir işletmesi var.)
City and settlement
- Apartment (daire)
Örnek: Our apartment is on the third floor. (Dairemiz üçüncü katta.)
- District / Region (semt / bölge)
Örnek: This district is famous for its parks. (Bu semt parklarıyla ünlüdür.)
- Settle in (yerleşmek, alışmak)
Örnek: It took me a month to settle in my new home. (Yeni evime yerleşmem bir ayımı aldı.)
- Canteen (kantin)
Örnek: Let’s meet at the school canteen. (Okul kantininde buluşalım.)
- Warehouse (depo)
Örnek: They store the goods in a large warehouse. (Malları büyük bir depoda saklıyorlar.)
- Farmland (tarım arazisi)
Örnek: The farmland is very fertile in this field. (Bu alandaki tarım arazisi çok verimli.)
- Show someone around (birine etrafı gezdirmek)
Örnek: I will show you around the city. (Sana şehri gezdireceğim.)
- Take someone out (birini dışarı çıkarmak)
Örnek: Mike wants to take Suzie out for dinner. (Mike, Suzie’yi akşam yemeğine çıkarmak istiyor.)
Science and measurement
- Experiment (deney)
Örnek: We are doing a science experiment. (Bilimsel bir deney yapıyoruz.)
- Measure (ölçmek)
Örnek: Can you measure this room? (Odayı ölçebilir misin?)
- Measurement (ölçü, ölçüm)
Örnek: What is the measurement of this room? (Bu odanın ölçüsü nedir?)
- Orbit (yörünge, yörüngede dönmek)
Örnek: The World orbits around the Sun. (Dünya, Güneş’in etrafında döner.)
- Predict (tahmin etmek)
Örnek: Can you predict the future? (Geleceği tahmin edebilir misin?)
- Weigh (tartmak, ağırlık)
Örnek: I need to weigh this package. (Bu paketi tartmam gerekiyor.)
- GPS / Satnav (küresel konumlama sistemi / uydu navigasyonu)
Örnek: Use the Satnav to find the way. (Yolu bulmak için navigasyonu kullan.)
- Kph (saatteki kilometre hızı)
Örnek: The car was going at 100 kph. (Araba saatte 100 km hızla gidiyordu.)
Emergency and rescue
- Paramedic (paramedik)
Örnek: The paramedic jumped out of the ambulance. (Paramedik ambulanstan dışarı atladı.)
- Emergency (acil durum)
Örnek: This is an emergency, call the police! (Bu bir acil durum, polisi arayın!)
- Fire engine (itfaiye)
Örnek: The fire engine left the fire station quickly. (İtfaiye istasyondan hızla ayrıldı.)
- Exhausted (çok yorgun)
Örnek: I am exhausted after a long shift. (Uzun bir vardiyadan sonra tükendim.)
-
- Flame (alev)
- Smoke (duman)
Örnek: I saw a flame and then thick smoke. (Bir alev gördüm sonra da koyu bir duman.)
- Ladder (merdiven)
Örnek: He used a ladder to reach the window. (Pencereye ulaşmak için merdiven kullandı.)
- Alive (hayatta olmak)
Örnek: After many serious operations, he is happy to be alive. (Birçok ciddi ameliyattan sonra hayatta olduğu için mutlu.)
- Ledge (çıkıntı)
Örnek: You should move away from the ledge. (Çıkıntıdan uzak durmalısın.)
Adventure and leisure
- Scout (izci)
Örnek: I was a scout when I was ten. (On yaşındayken izciydim.)
- Treasure hunt (hazine avı)
Örnek: Do you want to play treasure hunting? (Hazine avı oynamak ister misin?)
- Riddle (bulmaca)
Örnek: To solve this riddle, you should mind the instructions. (Bu bulmacayı çözebilmek için talimatları takip etmelisin.)
- Clue (ipucu)
Örnek: Do you need a clue? (İpucuna ihtiyacın var mı?)
- White-water rafting (rafting)
Örnek: We love white-water rafting in summer. (Yazın rafting yapmayı seviyoruz.)
- Go camping (kamp yapmaya gitmek)
Örnek: We went to camping last year. (Geçen sene kamp yapmaya gittik.)
- Quad bike (dört tekerlekli arazi motoru, ATV)
Örnek: He fell off his quad bike. (ATV’sinden düştü.)
- Leisure (boş zaman)
Örnek: What do you do in your leisure time? (Boş zamanında ne yaparsın?)
Time and quantity
- About to (hemen hemen, az daha)
Örnek: I was about to fall. (Düşmek üzereydim.)
- Almost (neredeyse)
Örnek: I am almost there, just wait a bit. (Neredeyse oradayım, birazcık daha bekle.)
- At last (nihayet)
Örnek: At last, we are home. (Nihayet evdeyiz.)
- Finally (sonunda)
Örnek: You are finally here, welcome! (Sonunda buradasın, hoş geldin!)
- Exactly (tam olarak)
Örnek: That is exactly what I meant. (Tam olarak kastettiğim buydu.)
- So far (şu ana kadar)
Örnek: So far, so good. (Şu ana kadar her şey yolunda.)
- At least (en azından)
Örnek: You should sleep at least 7 hours. (En azından 7 saat uyumalısın.)
10. sınıf İngilizce bilinmesi gereken kelimeler ve örnekler
- sınıf İngilizce dersinde sınavları veya testleri kolayca anlayabilmek için bilinmesi gereken bazı kelimeler vardır. Bu tür kelimeler hem 10. sınıfta hem de ileriki seviyelerde karşımıza çıkabilir. O zaman 10. sınıfta bilinmesi gereken İngilizce kelimeleri aşağıdaki tabloda inceleyelim.
| İngilizce | Türkçe | Örnek cümle |
| accept | kabul etmek | He decided to accept the job offer.
(İş teklifini kabul etmeye karar verdi.) |
| acceptable | kabul edilebilir | I can’t afford to buy a new phone right now.
(Şu anda yeni bir telefon almayı karşılayamam.) |
| announce | duyurmak, ilan etmek | The school announced the exam results.
(Okul, sınav sonuçlarını duyurdu.) |
| arrange | düzenlemek, ayarlamak | They arranged a meeting for next week.
(Gelecek hafta için bir toplantı ayarladılar.) |
| decide | karar vermek | We need to decide what to do next.
(Sonra ne yapacağımıza karar vermemiz gerekiyor.) |
| define | tanımlamak | It is hard to define true happiness.
(Gerçek mutluluğu tanımlamak zordur.) |
| definite | kesin, net | This is a definite answer to the problem.
(Bu, problem için kesin bir cevap.) |
| depict | tasvir etmek, betimlemek | The painting depicts daily life in the village.
(Resim, köydeki günlük hayatı tasvir ediyor.) |
| knowledge | bilgi | Reading books increases our knowledge.
(Kitap okumak bilgimizi artırır.) |
| practical | pratik, kullanışlı | This is a very practical solution.
(Bu çok pratik bir çözüm.) |
| result | sonuç | The result of the exam was surprising.
(Sınavın sonucu şaşırtıcıydı.) |
| significant | önemli, anlamlı | There has been a significant change in climate.
(İklimde önemli bir değişim oldu.) |
| successful | başarılı | She became successful after years of hard work.
(Yıllarca süren sıkı çalışmadan sonra başarılı oldu.) |
10. sınıf İngilizce kelime ezberleme yöntemleri
İngilizce kelime ezberleme süreci çoğu öğrenci için zorlayıcı gibi görünse de doğru yöntemlerle ilerlediğimizde bu süreci çok daha keyifli ve kalıcı hâle getirebiliriz. Aşağıda İngilizce kelime ezberlemenin püf noktalarını sizler için derledik, haydi inceleyelim!
- İngilizce kelime ezberleme sürecinde kelimeleri tek başına değil, mutlaka cümle içinde öğrenmeliyiz. Bir kelimenin bağlamını gördüğümüzde anlamı daha kolay aklımızda kalır.
- Kelimeleri günlük hayatla ilişkilendirmek, ezberden çok anlamaya dayalı bir öğrenme sağlar ve unutmayı büyük ölçüde azaltır.
- İngilizce kelime ezberlerken düzenli tekrar yapmak çok önemlidir. Kelime çalışmalarını uzun ve yorucu süreçler yerine kısa ama sürekli hâle getirdiğimizde öğrenme daha kalıcı olur.
- Okuma parçalarında sık karşılaştığımız kelimelere özellikle dikkat etmeli ve bu kelimeleri “writing” yani İngilizce okuma çalışmalarında bilinçli şekilde kullanmalıyız.
Novakid’le tanışın!
İngilizce kelime ezberlemek ne yaşta olursa olsun kulağa zor gelir. Özellikle çocuklar için sürecin hem eğitici hem de eğlenceli olması gerekir ki sürdürülebilir olsun. Çocuklar için İngilizce kursu Novakid’de uzman eğitmenlerimizle hem grup dersleri ile hem de 1-1 dersler ile çocuklara İngilizceyi eğlenerek öğrenebilecekleri ortam sunuyoruz. İlk deneme dersinizi ücretsiz alın!
Questions and answers
10. sınıf İngilizcesi genellikle B1–B1+ seviyesi olarak kabul edilir. Bu seviyede öğrencilerin temel iletişimin ötesine geçerek daha uzun okuma metinlerini anlayabilir ve fikirlerini daha ayrıntılı şekilde ifade edebilir hale gelmesi amaçlanır.
A1 seviyesinde öğrencinin ortalama 500–700 kelime öğrenilmesi beklenir. A1 İngilizce kelimeleri günlük hayatta sık kullanılan temel fiiller, sıfatlar ve isimlerden oluşur.
İngilizce kelimeler tek başına değil, mutlaka cümle içinde öğrenildiğinde daha kalıcı olur. Düzenli tekrar yapmakla birlikte kelimeleri okuma, yazma ve konuşma çalışmalarında da aktif olarak kullanmak İngilizce kelime ezberlemeyi kolaylaştırır.
10. sınıf İngilizce üniteleri genellikle okul hayatı, insan hakları, çevre, teknoloji, seyahat, sosyal konular ve kariyer gibi temalar etrafında şekillenir. 10. sınıf İngilizce üniteleri, kelime bilgisinin yanı sıra okuma-anlama ve yazma becerilerini geliştirmeye odaklanır.
Akıcı İngilizce konuşmanın ne olduğunu, akıcı konuşabilmek için kaç kelime bilmeniz gerektiğini ve bu noktaya nasıl ulaşabileceğinizi birlikte öğrenelim!
Bu içeriğimizde 11 yaşındaki Netflix oyuncusu Kartal’ın annesi Hüma Bilcanlı’nın Novakid deneyiminden bahsettik.
Çocuklar için günlük hayatta sık sık tükettiğimiz yemeklerin İngilizcelerini derledik. Haydi öğrenelim!
İngilizce konuşmalarda “break the ice” deyiminin önemini gelin birlikte inceleyelim. Ayrıca 15 örnek “ice breaker” soruyu Türkçe anlamları ile öğrenelim!
A harfiyle başlayan İngilizce kelimeler listesiyle kelime bilginizi eğlenceli ve etkili şekilde geliştirin. A ile başlayan isimleri, sıfatları, eylemleri keşfedin!
Bu içeriğimizde İngilizcede aile üyeleri ve akrabaların ne demek olduğunu öğrettik. Ardından İngilizce aile bireylerini tanımak için yapabileceğiniz birkaç aktivite önerdik.











