Yazımızda erken yaşta dil öğrenmenin faydalarından, sağladığı fırsatlardan ve yabancı dil öğrenmenin yollarından bahsettik.
İngilizcede en çok karıştırılan kelimelerden “allow” ve “permit”in farkı nedir?
- “Allow” ve “permit” fiillerinin dilbilgisel yapısı
- “Allow” ne demek?
- “Permit” ne demek?
- “Allow” ve “permit” arasındaki fark
- “Allow” ve “permit” ile ilgili sık yapılan hatalar
- “Allow” vs. “permit” testi
- Novakid’le tanışın!
- “Allow” ve “permit” kelimeleri “izin vermek” anlamına gelse de resmiyet düzeyi ve kullanım bağlamı açısından ayrılır.
- “Allow” günlük konuşmada, kişisel kararlar ve samimi bağlamlar için daha doğal bir tercih.
- “Permit” ise kural, yasa, yönetmelik ve resmî belgelerle verilen izinleri anlatırken kullanılır.
- Pasif yapı (be + allowed/permitted) özellikle tabelalarda ve yazılı kurallarda çok yaygındır.
Novakid öğretmeni Ali Sullivan, “allow” ve “permit” konusunda şöyle diyor:
“Anlamları yakın görünen kelimeler, yanlış kullanıldığında iletişim bambaşka bir yere evrilebiliyor; ‘allow’ ve ‘permit’ de bu kelimelerden.”
İngilizcede benzer anlamlara sahip kelimeler bazen kafa karıştırabiliyor. Örneğin “house” ve “home” sözcüklerinin birbiriyle çok benzer olsa da farklı anlamlara sahip olması gibi. Bu içeriğimizde bahsedeceğimiz “allow” ve “permit” kelimeleri, birçok öğrenci için neredeyse eş anlamlı gibi görünüyor. Halbuki anlam, resmiyet seviyesi ve kullanım bağlamı açısından farklılıklara sahipler.
“Allow” günlük hayatta daha yumuşak üslupta bir izin verirken “permit” daha resmî, kural-yönetmelik bazlı izinleri ifade ediyor. Bu yüzden bu iki sözcüğün nerede, nasıl ve ne zaman kullanıldığını bilmek İngilizcenizi kesinlikle güçlendirecek.
Bu yazımızda önce “allow” ne demek ile başlayıp nasıl kullanıldığını örneklerle göreceğiz, daha sonra “permit”’e bakacağız. İngilizcede izin vermek ne demek sorularına net bir yanıt bulacaksınız. Ardından aralarındaki farkları, sık yapılan hataları ve doğrularını bir tablo ve mini quiz ile pekiştireceğiz. Haydi başlayalım!
“Present” ve “gift” farkını anlattığımız içeriğimiz de ilginizi çekebilir.
“Allow” ve “permit” fiillerinin dilbilgisel yapısı
Konumuza başlamadan önce şunu belirtelim; “allow” ve “permit” fiillerinin, genellikle kural ve yasaklardan bahsederken edilgen yapıda kullanıldıklarını sıkça görebilirsiniz. Özellikle tabelalarda, okul ve iş kurallarında çok yaygın. O yüzden cümle yapılarını başta öğrenmekte fayda var:
Etken yapı: allow/permit
Edilgen yapı: am/is/are + allowed/permitted
- Örnek: My parents allowed me to use my phone after school. (Annem ve babam okuldan sonra telefonumu kullanmama izin verdi.)
- Örnek: Visitors are not permitted after 10 P.M. (Saat 22.00’den sonra ziyaretçilere izin verilmez.)
“Allow” ne demek?
“Allow”, birine bir şeyi yapma izni vermek ya da bir durumun gerçekleşmesine engel olmamak anlamına geliyor. Genellikle günlük konuşmada, kişisel kararlar veya bireysel izinler anlatılırken kullanılıyor.
“Allow” hangi durumda kullanılır?
✅Birine bir şeyi yapma izni vermek
Bu kullanım, en temel anlamıyla bireysel izin verme durumlarını anlatıyor.
- Örnek: The teacher allowed us to leave early. (Öğretmen, erken çıkmamıza izin verdi.)
- Örnek: My parents allow me to use the phone after school. (Ailem, okuldan sonra telefonu kullanmama izin veriyor.)
- Örnek: The guard didn’t allow visitors to enter. (Görevli, ziyaretçilerin içeri girmesine izin vermedi.)
- Örnek: I allow my kids to watch cartoons on weekends. (Çocuklarımın hafta sonları çizgi film izlemesine izin veriyorum.)
✅Olayların veya durumların gerçekleşmesine izin vermek
Bu kullanımda ise “allow”, yalnızca kişilere değil, olaylara veya koşullara da izin vermeyi ifade ediyor.
- Örnek: The schedule allows time for a break. (Program, mola için zaman tanıyor.)
- Örnek: The design allows for easy access. (Tasarım, kolay erişime izin veriyor.)
- Örnek: This app allows users to edit photos quickly. (Bu uygulama, kullanıcıların fotoğrafları hızlıca düzenlemesine izin veriyor.)
- Örnek: The software allows multiple users to log in. (Yazılım, birden fazla kullanıcının giriş yapmasına izin veriyor.)
✅Bir durumun bir şeyi mümkün hâle getirmesi
Bu kullanımda “allow”, bir şeyin gerçekleşmesine imkân tanımak veya bir şey için fırsat yaratmak anlamında kullanılıyor. Yani ortada doğrudan bir izin yok, bir durumun başka bir eylemi mümkün kılması var.
- Örnek: Good weather allows us to go outside. (İyi hava, dışarı çıkmamıza olanak tanıyor.)
- Örnek: The rules allow for flexibility. (Kurallar, esnekliğe izin veriyor.)
- Örnek: Her skill allows her to solve problems fast. (Yeteneği, sorunları hızlı çözmesini sağlıyor.)
✅Engellememek/müsaade etmek (negative form (olumsuz kullanım))
Olumsuz kullanımlarda “allow”, engellemek ya da izin vermemek anlamı taşıyor.
- Örnek: Pets are not allowed in this area. (Bu alanda evcil hayvanlara izin verilmez.)
- Örnek: The museum doesn’t allow photography. (Müze, fotoğraf çekimine izin vermez.)
- Örnek: He didn’t allow me to enter the room. (Odaya girmeme izin vermedi.)
“Which” ve “whose” farkından bahsettiğimiz içeriğimizi okumadan geçmeyin!
“Permit” ne demek?
“Permit”, bir eyleme resmî ya da kural temelli bir izin vermek anlamında kullanılıyor.
Anlam olarak “allow” ile benzer ancak ton ve bağlam açısından daha resmî bir kelime.
- Kurallar
- Yazılı izinler
- Resmî ortamlar
- Yetkili kişiler veya kurumlar tarafından verilen izinleri anlatıyor.
“Permit” hangi durumda kullanılır?
✅Kurallar ve yönetmeliklerle verilen izinler için
Bu kullanımda izin, kişisel bir tercih değil; kural veya sistem kaynaklı.
- Örnek: Smoking is not permitted in this area. (Bu alanda sigara içilmesine izin verilmez.)
- Örnek: The school does not permit phones in class. (Okul, sınıfta telefon kullanımına izin vermez.)
- Örnek: The building permits access only to staff. (Bina, yalnızca personele giriş izni verir.)
- Örnek: The rules permit one guest per person. (Kurallar, kişi başı bir misafire izin verir.)
✅Resmî ve yazılı izinler için
Özellikle hukuk, eğitim ve iş dünyasında sık görülüyor.
- Örnek: The law permits people to work at 18. (Yasa, insanların 18 yaşında çalışmasına izin verir.)
- Örnek: This license permits you to drive a car. (Bu ehliyet, araba kullanmana izin verir.)
- Örnek: The contract permits early termination. (Sözleşme, erken feshe izin verir.)
- Örnek: The visa permits students to stay for one year. (Vize, öğrencilerin bir yıl kalmasına izin verir.)
✅Yetkili birinin verdiği izinleri anlatırken
Burada izin, otoriteye sahip bir kişi veya kurumdan geliyor.
- Örnek: The manager permitted extra work hours. (Yönetici, ek çalışma saatlerine izin verdi.)
- Örnek: The officer permitted entry after checking IDs. (Görevli, kimlikleri kontrol ettikten sonra girişe izin verdi.)
- Örnek: The teacher permitted the exam retake. (Öğretmen, sınavın tekrar edilmesine izin verdi.)
Özetlersek; “permit”, daha çok resmî, yazılı veya kural temelli izinleri anlatıyor. Günlük sohbetten ziyade resmî dilde karşımıza çıkıyor.
“Allow” ve “permit” arasındaki fark
“Allow” ve “permit” temel olarak “izin vermek” anlamını taşıyor fakat İngilizcede bu iki kelime aynı bağlamlarda ve aynı tonda kullanılmıyor. Farklara tek tek göz atabilirsiniz:
1. Resmiyet düzeyi
En belirgin fark burada. “Allow”, günlük konuşmada çok daha yaygın. Kişisel kararları, ebeveyn-çocuk ilişkisini, öğretmenlerin ya da arkadaşların verdiği izinleri anlatırken tercih ediliyor.
“Permit” ise resmî bir kullanıma sahip. Kurallar, yasalar, yönetmelikler ve yazılı belgelerle verilen izinlerde daha sık tercih ediliyor.
- Örnek: My parents allow me to stay out late. (Ailem geç saate kadar dışarıda kalmama izin veriyor.)
- Örnek: The rules do not permit visitors after 10 P.M. (Kurallar, saat 10’dan sonra ziyaretçilere izin vermez.)
2. İzni veren kişi veya kaynak
“Allow” genellikle bir kişinin kendi kararıyla verdiği izni anlatıyor. “Permit” ise çoğu zaman bir otoriteyi, sistemi veya kuralı işaret ediyor.
- Örnek: The teacher allowed us to leave early. (Öğretmen, erken çıkmamıza izin verdi.)
- Örnek: The school policy does not permit early leave. (Okul politikası, erken çıkışa izin vermez.)
3. Ton/üslup
“Allow” daha sıcak, doğal ve konuşma diline uygun. “Permit” daha mesafeli ve resmî bir üsluba sahip. Mesela bir arkadaşınızla konuşurken “permit” kullanmazsınız. “Permit”, özellikle yazılı metinlerde sık görülüyor.
Yan yana düşünelim:
- Örnek: Can my parents allow me to go? ✅
- Örnek: Can my parents permit me to go? → Anlam açısından sorun yaratmasa da fazla resmî
4. Günlük hayatta tercih edilme sıklığı
Günlük konuşmada çoğu zaman “allow” kullanılıyor. “Permit” daha çok tabelalarda, kurallarda, sözleşmelerde ve resmî açıklamalarda karşımıza çıkıyor.
- Örnek: Pets are not permitted. (Evcil hayvanlara izin verilmez.) → Tabela dili
- Örnek: My parents don’t allow pets at home. (Ebeveynlerim evde evcil hayvana izin vermez.) → Günlük konuşma
“Allow” ve “permit” tablosu
| Özellik | Allow | Permit |
| Temel anlam | İzin vermek | İzin vermek |
| Resmiyet | Günlük, samimi | Resmî, ciddi |
| Kullanım alanı | Konuşma dili, günlük durumlar | Kurallar, yasalar, belgeler |
| İzin veren | Kişisel karar | Yetkili kişi/kurum/sistem |
| Yazılı metinlerde yaygınlık | Daha az | Daha çok |
| Örnek | My parents allow me to travel alone. (Ailem tek başıma seyahat etmeme izin verir.) | The law permits travel after 18. (Kanun, 18 yaşından sonra seyahate izin verir.) |
“Allow” ve “permit” ile ilgili sık yapılan hatalar
Bu iki kelimenin anlamları neredeyse aynı olduğu için, İngilizce öğrenenlerin sıkça düştüğü bazı hatalar var. Gelin birlikte bakalım.
Günlük konuşmada gereksiz yere “permit” kullanmak ❌
- Yanlış örnek: My parents permit me to go out. → Bu cümle dilbilgisi açısından doğru fakat kulağa yapay geliyor.
- Doğru örnek: My parents allow me to go out.
Resmî kurallarda “allow” kullanmak ❌
- Yanlış örnek: The law allows smoking here. → Resmî bir bağlam için fazla gündelik kalabilir.
- Doğru örnek: The law permits smoking here.
“Permit” kelimesini çoğunlukla bir insan için kullanmak ❌
“Permit” çoğu zaman bir kural veya belgeyle kullanılıyor. İnsanlarla kullanıldığına, yani izni veren kişi olarak bir insanı özne yapmaya rastlamak daha nadir.
- Yanlış örnek: My friend permits me to stay.
- Doğru örnek: My friend allows me to stay.
Bilgi testine geçmeden önce son bir kez toparlayacak olursak:
- Günlük konuşma = allow
- Resmî, yazılı, kural temelli = permit
“Allow” vs. “permit” testi
Şimdi öğrendiklerinizi 10 soruluk mini bir testle sınama zamanı! Bakalım kaç doğru yapabileceksiniz?
Novakid’le tanışın!
“Permit” ve “allow” kelime çiftlerine benzer şekilde, İngilizcede sıkça karşınıza çıkan sözcükleri doğru yerlerde kullanmanız oldukça önemli. İşte Novakid tam da burada devreye giriyor. Çevrimiçi derslerinde, bu tür sözcükler bağlam içinde öğretiliyor; çocuklar ezber yapmadan, dili yaşayarak öğreniyor.
Siz de Novakid’in eğlenceli ve iletişim odaklı yöntemlerini keşfetmek isterseniz, çocuklar için İngilizce derslerine göz atabilir, ilk deneme dersinizi ücretsiz alabilirsiniz.
Ayrıca bire bir derslerimizde uyguladığımız etkili yöntemimize aşağıdaki videodan ulaşabilirsiniz:
Questions and answers
İngilizcede “izin vermek” anlamı en yaygın olarak “allow” ve “permit” fiilleriyle ifade edilir. Hangi kelimenin kullanılacağı, bağlamın resmî olup olmamasına göre değişir.
“Allow”, birine ya da bir şeye bir şeyi yapma izni vermek anlamına gelir ve günlük konuşmada çok sık kullanılır. Kişisel kararlar, aile içi kurallar ve samimi bağlamlar için daha doğaldır.
“Permit”, bir eyleme resmî ya da kural temelli bir izin vermek anlamında kullanılıyor.
Anlam olarak “allow” ile benzer ancak ton ve bağlam açısından daha resmî bir kelime.
Bu yazımızda İngilizcede “-ed” ya da “-ing” takılarıyla biten sıfatların nasıl oluşturulduklarını inceledik ve testimizle de bilgilerinizi pekiştirdik!
Bu içeriğimizde İngilizcenin zorlayıcı gramer konularını anlattık ve bu konuları rahatça öğrenebilmeniz için bazı tavsiyeler sunduk.
Bu içeriğimizde çift dilli bebek yetiştirmenin veya çocuğunuza çift dilli (bilingual) eğitim vermenin potansiyel faydalarından bahsettik.
Bu içeriğimizde 11 yaşındaki Netflix oyuncusu Kartal’ın annesi Hüma Bilcanlı’nın Novakid deneyiminden bahsettik.
İngilizcede sıkça karşımıza çıkan “should” ve “shouldn’t” konu anlatımına yer verdiğimiz bu içeriğimizde örnek cümleler ve test üzerinden tüm konuyu öğreniyoruz!
Past simple nedir, past perfect nedir ve aralarındaki farklar nelerdir, örneklerle öğrenelim.
Özellikle de akademik İngilizcede çok sık karşımıza çıkan “"therefore"” kelimesinin nasıl kullanıldığını detaylı bir biçimde öğrenelim.
İngilizcede cümlenin vurgusunun ne demek olduğunu, cümlenin farklı ögelerinin ne amaçla ve nasıl vurgulanabileceğini açıkladık.










