Bu yazımızda çocuklara anlatmak için Türk bayrağının anlamından ve öneminden bahsettik. Türk bayrağı neyi temsil eder gibi soruları cevapladık.
Dünyada neden bu kadar çok dil var?
- Dil nedir ve nasıl oluşur?
- Farklı dillerin doğuşu
- Lehçeler dile nasıl dönüşür?
- Bazı diller oluşurken bazıları neden tarihe karışır?
- Novakid’le tanışın!
- Dil, insanların hayatta kalmak için bilgi aktarımı yapma, toplu avlanma ve sosyal bağlar geliştirmelerinin sonucunda bir gereklilik olarak ortaya çıkmıştır.
- Göç ederek birbirinden izole edilmiş bir şekilde yaşamaya başlayan insan toplulukları farklı coğrafyalardan etkilenerek dillerinin farklı gelişmesine sebep olmuştur.
- Dil insanların ihtiyacına göre kendini devamlı yenileyen dinamik bir yapıdır.
- Lehçelerin dile dönüşmek için daha geniş bir bölge içinde kullanılmasına ve yazılı bir sisteme sahip olmaya ihtiyacı vardır.
- Bir dil, onu konuşan insanlar olduğu sürece yaşamaya devam eder.
Novakid öğretmeni Ali Sullivan, öğrencilerin dillerin oluşumu ve gelişimi hakkında bilgi sahibi olması gerektiğini savunuyor:
“Çocuklara İngilizce yazmayı, okumayı, dinlemeyi ve konuşmayı öğretmeliyiz, ancak bu alanlarda başarılı olmaları için İngilizceyi daha geniş bir perspektifte görmeleri faydalı olacaktır. Bunu yapabilmek için ise diller hakkında genel bir fikre sahip olmalılar. Dillerin nasıl geliştiği ve bilişsel işleme süreci hakkında fikre sahip olan bir öğrenci, herhangi bir dildeki konseptleri anlamakta daha az zorluk çekecektir.”
Konuşma becerisi tarih boyunca insanlığın sahip olduğu en karmaşık ve ilgi çekici özelliği olmuştur. Kompleks konseptleri dil aracılığıyla aktarabilmek ile ortaya çıkan bilgi aktarımı sayesinde medeniyetler ve kültürler gelişmiş ve günümüz dünyasını dünyaya getirmiştir.
Ancak insanlığın sahip olduğu tek, kolektif bir dil yoktur. Sayısızca dil birbirinden bağımsız bir şekilde ancak aynı zamanda etkilenerek gelişmiş ve bunun sonucunda yedi binden fazla aktif olarak konuşulan dil olagelmiştir. Aynı zamanda yıllar içerisinde sayısızca dil tarihe karışmıştır. Peki bu tam olarak nasıl olur? Bir dil nasıl gelişir ve ölür? Tüm bu sorulara cevap bulmak için dillerin tarihi gelişimi ile ilgili aşağıdaki yazımıza bakış atalım.
Dil nedir ve nasıl oluşur?
Dil, insan iletişiminin sistematik bir şekilde kelimeler kullanılarak oluşturulan biçimidir ve oluşma süreci hakkında kesin bir sonuca hala varılamamıştır. Dillerin doğuşu ile ilgili kuramlardan biri, dilin başlangıcı olarak insanların hayvanların çıkardığı sesleri taklit etmesini gösterir. Ancak dilin insanların duygularını yaşarken istemsiz olarak çıkardıkları seslerden gelişmeye başladığını öne sürenler de vardır.
Popüler teoriler arasında dilin jest ve mimikler aracılığıyla geliştiği iddiası yer alır. Tüm bunlarda gerçeklik payı olabilir fakat dilin gelişmesi için önce insanın bilişsel kapasitesinin gelişmesi gerektiği bariz bir gerçektir. Peki bu gelişim neden olmuştur?
Bu konu insanların hayatta kalma içgüdüsüyle bağlantılıdır. Evrim sürecinde insanlığın var olmaya devam edebilmesinin sebebi bilgi aktarımı yapılarak gelecek nesillerin tehlikeye karşı daha korunaklı olması ve toplu avlanarak ve sosyal bağlar kurarak birbirlerine göz kulak olmalarıdır, bunları en başarılı şekilde yapabilmek için insanların gelişmiş bilişsel becerilere sahip olmaları gerekir. Tüm bu çevresel faktörlere ek olarak evrim süreci boyunca hyoid kemiği gibi bir dilin konuşulmasını fiziksel olarak mümkün kılan biyolojik faktörler dillerin doğuşuna zemin hazırlamıştır. Ancak tüm bu faktörler dünyada neden farklı diller olduğu sorusunun cevabı olamaz. Gelin şimdi de bu soruyu cevaplayalım.
Farklı dillerin doğuşu
İnsan evrimi insanların ihtiyaçları çerçevesinde değişir ve gelişir, dil de bunun parçası olarak insan tarihi boyunca değişmiştir.
Diller tarihine baktığımızda ilk önce 12-15 – sayısı değişebilmektedir – farklı dil ailesi olduğunu görürüz. Bu dil ailelerindeki dillerin toplamı ise 7 bin’den fazladır! Bu dil çeşitliliği her şeyden önce insanların yaşadığı yerlerin coğrafyası ile ilgilidir. İnsanlar sel ve yanardağ patlaması gibi doğal afetlerin yaşandığı bölgelerden uzak durmuş ve bu nedenle önemli miktarda nüfus artışı yaşanmıştır. Nüfus artışı da karşılık olarak dil ve kültürde çeşitliliğe yol açmıştır.
Ancak bu çeşitlilik insanların aynı yerde kalmasıyla ortaya çıkamazdı. İnsanlar tarih boyunca göç ederek farklı gruplara ayrılmış ve iletişim araçlarının kısıtlılığından dolayı birbirlerinden izole olmuş şekilde yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Bu nedenle diller birbirlerinden bağımsız bir şekilde gelişmeye başlamıştır.
Bağımsız olarak gelişmeye başlayan dillerin farklılaşmasındaki sebeplerden biri farklı coğrafyalardan ilham almalarıdır. Farklı bitkilere, hayvanlara ve toprak yapısına sahip bölgeler dildeki o alana ait kelimelerin çokluğuna ve azlığına karar veren bir etken olmuştur. Aynı zamanda, eğer insanların çevresindeki sesleri taklit ederek dillerin ortaya çıktığını kabul edecek olursak, çevresel faktörlerin diller üzerindeki etkisini kavramış oluruz.
Bu noktada aklımıza şu soru takılabilir: artık dil tüm ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek bir noktada. Neden hala değişmeye ve gelişmeye devam ediyorlar?
Bu çok makul ancak bir o kadar da insanların ve dünyanın devamlı değişim halinde olduğunu görmezden gelen bir soru. İnsanların içinde yaşadıkları şartlar devamlı değişir, bu değişim bazen gözle görülebilir olsa da çoğunlukla yavaş yavaş ortaya çıkar. Örneğin teknoloji uzun bir süredir hayatımızda olsa da sadece son yirmi yıldır günlük dilimizde bu kadar baskın bir rolü olmaya başlamıştır. Bu gibi durumlar insanlar var olduğu sürece ortaya çıkmaya devam edecektir, bu nedenle dil de insanların ihtiyaçlarına göre şekillenmeyi sürdürür. Hatta bu ihtiyaçlara göre bazen yeni diller bile doğabilir!
Lehçeler dile nasıl dönüşür?
Bir dilin dil olarak ortaya çıkması aniden yaşanmaz, önce bir lehçe olarak belli bir grup insan tarafından kullanılıyor olması gerekir. Lehçe, bir anadile ait, sayıca daha az kişi tarafından kullanılan ve yazı sistemi olmayan konuşma biçimine verilen addır.
Bir lehçenin dile dönüşmesi için daha büyük bir bölge içinde konuşulması ve yazılı sisteme sahip olması gerekir. Bir zamanlar Latincenin lehçeleri olan günümüz romen dilleri – İtalyanca, İspanyolca, Fransızca, Portekizce ve Romence – bu duruma örnek olarak gösterilebilir.
Son olarak bazı dillerin neden yok olduğu konusuna değinelim.
Bazı diller oluşurken bazıları neden tarihe karışır?
Bunun sebebi tamamen çevresel etkenlerdir. Yeni bir dilin ortaya çıkabilmesi için tohum açıp filizlenecek bir ortama ihtiyacı vardır. Bu koşullara sahip bir lehçe daha çok insan tarafından ve daha büyük bir bölge içinde kullanılmaya başladığında dile dönüşür. Ancak savaş, kıtlık, dini misyonlar gibi tarih boyunca etkili olmuş faktörler bir dilin tam tersine yok olmasına sebep olabilir. Bir dil onu konuşan insanlar olduğu sürece hayatta kalacaktır, dili konuşan son kişinin ölmesi dilin de ölümü anlamına gelir.
Yazımızın sonuna geldik, ancak bitirmeden önce insanların sık sık yanıldığı bir noktaya değinelim. Sanılanın aksine, İngilizce dünyada en çok konuşulan dil değildir. Bu unvan Çinceye ait olup İngilizce listenin üçüncü sırasında, İspanyolcadan hemen sonra yer alır. Ancak tahmin edilebileceği gibi dünyanın en çok öğrenilen dili açık arayla İngilizce! Siz de bu insanlar arasında mısınız?
Novakid’le tanışın!
İngilizce öğrenmek istiyor ama yeni bir dil öğrenme sorumluluğunun büyüklüğü altında ezilmekten korkuyor musunuz? Novakid’le bu korkunuzun üstünden gelip İngilizceyi bir hobi haline getirebilirsiniz! Şimdi kaydolun ve deneyimli öğretmenlerimizle seviyenize uygun hazırlanmış derslerle İngilizce serüveninize başlayın.
Questions and answers
Dünyada birden çok dilin kullanılıyor olmasının sebebi insanların gruplar halinde yaşıyor olması ve bu grupların farklı coğrafi faktörlerden etkilenerek gelişiyor olmasıdır.
Dünyada tek bir dil yoktur çünkü insan popülasyonu tek büyük bir grup halinde yaşayamayacak kadar yüksektir.
Dünya dilleri evrim süreci boyunca insanların hayatta kalmak için toplu avlanma, bilgi aktarımında bulunma ve sosyal bağlar geliştirme ihtiyacından dolayı gelişen bilişsel beceriler sonucu ortaya çıktı.
Dünyada en çok konuşulan dil Çinceyken en çok öğrenilen dil İngilizcedir.
İki dilli bebek yetiştirmekle ilgili doğru bilinen birçok yanlış ve dayanaksız endişe bulunuyor, peki nedir bunlar? Çocuğa ikinci bir dil öğretmek doğru mu?
Bu yazımızda çocuklar için ünlü mucitleri ve icatlarını derledik. Sonrasında ise hem eğlendirici hem de eğitici eşleştirme oyunumuzla konuyu pekiştirdik.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan öğrenciler için İngilizce eğitiminde nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini, uygulayabileceğiniz yöntemleri hep birlikte keşfedelim!
Bu yazımızda bulutların renklerinin neler olduğunu ve neden değişebildiklerini anlattık.
İngiltere’deki meşhur tarih öncesi anıt Stonehenge nedir, hakkında neler biliyoruz, açıkladık.
Hep birlikte çocuklara su döngüsünü anlatalım. Su döngüsü ile ilgili kavramları çocukların anlayabileceği bir şekilde açıklayalım.
Çocuklar için güneş sistemi ve gezegenlerle ilgili öğretici bir makale hazırladık.
Birleşik Krallık bayrağının neyi temsil ettiğini, tarihini ve sembollerinin anlamlarını bizimle birlikte keşfedin!









