Yazımızda erken yaşta dil öğrenmenin faydalarından, sağladığı fırsatlardan ve yabancı dil öğrenmenin yollarından bahsettik.
İngilizce possessive pronouns (iyelik zamirleri) örnekler, konu anlatımı ve alıştırmaları!
- İngilizce possessive pronouns (iyelik zamirleri)
- İngilizce possessive pronouns ve possessive adjectives farkı & tablosu
- İngilizce possessive pronoun kullanımı: Önemli noktalar
- İngilizce possessive pronouns cümle örnekleri
- İngilizce possessive pronouns bilgi testi
- Novakid’le tanışın!
- Possessive pronouns (iyelik zamirleri), İngilizcede bir ismi tekrar etmeden onun yerine geçerek daha kısa ve doğal cümleler kurmamızı sağlar (mine, yours, hers gibi).
- İyelik sıfatları (my phone) isimle birlikte kullanılırken, iyelik zamirleri (mine) ismin yerini alır; aradaki temel fark budur.
- İyelik zamiri kullanırken, hangi isimden bahsedildiğinin bağlamdan net bir şekilde anlaşılması gerekir.
İyelik zamirleri (possessive pronouns) İngilizcede sahip olduğumuz isimleri tekrarlamadan söyleyebilmemiz için kullandığımız zamirlerdir. Bu zamirler sayesinde cümlelerimizi gereksiz uzatmaktan kurtularak daha etkili bir şekilde iletişim kurabiliriz.
Peki İngilizcedeki iyelik / sahiplik zamirleri nelerdir, nasıl kullanılırlar? Bu içeriğimizde iyelik zamirlerini gösterdikten sonra örneklerle pekiştireceğiz, sonrasında da küçük bir bilgi testiyle konuyu ne kadar anladığınızı ölçeceğiz. O hâlde haydi başlayalım!
İngilizce possessive pronouns (iyelik zamirleri)
İyelik zamirleri, cümlede bir ismin yerine geçen ve yerine geçtiği ismin sahibini belirten kelimelerdir.
Örnek: Can I borrow your bottle? I forgot mine at home. (Şişeni ödünç alabilir miyim? Benimkini evde unuttum.)
Bu örnekte “benim şişem” (“my bottle”) demek yerine “benimki”, yani “mine” diyoruz. Böylece aynı kelimeyi tekrarlamak zorunda kalmıyoruz.
| Subject Pronoun | Possessive Pronoun | Türkçesi | Örnek Cümle |
| I | mine | benim / benimki | This ball is mine. (Bu top benimki.) |
| You | yours | senin / sizin / seninki / sizinki | Is this pencil yours? (Bu kalem seninki mi?) |
| We | ours | bizim / bizimki | That house is ours. (Şu ev bizim.) |
| They | theirs | onların / onlarınki | These shoes are theirs. (Bu ayakkabılar onlarınki.) |
| He | his | onun / onunki (erkek için) | That toy is his. (Şu oyuncak onun.) |
| She | hers | onun / onunki (kadın için) | The pink backpack is hers. (Pembe sırt çantası onunki.) |
| It | its | onun / onunki (cansız / hayvan) | The dog is eating Ali’s food, not its. (Köpek Ali’nin yemeğini yiyor, kendininkini değil.) |
İngilizce possessive pronouns cümlede nasıl kullanılır?
Bir cümlede birinin sahip olduğu bir şeyin ismini söylemek yerine o isme sahip olan kişinin iyelik zamirini kullanıyoruz. Örneğin “his book” (onun kitabı) demek yerine “his” (onunki) diyebiliyoruz.
Bir kütüphanede oturduğunuzu ve yanınızdaki kişiyle kitaplarınızı karşılaştırdığınızı düşünün.
Örnek: My book is red. Yours is blue. (Benim kitabım kırmızı. Seninkisi mavi.)
Bu cümlede “Your book” demek yerine “Yours” iyelik zamirini kullandığımız için “Your book is blue.” dememize gerek kalmıyor ve cümlemizi kısaltmış oluyoruz.
Diyelim ki arkadaşınızla evleriniz hakkında konuşuyorsunuz. Kendi evinizde üç adet oda olduğunu söylediniz ve onun evinde kaç oda olduğunu soracaksınız. Bunu yapabilmek için “house” kelimesini tekrar tekrar kullanmanıza gerek yok.
Örnek: My house has three rooms. How many rooms does yours have? (Benim evimin üç odası var. Seninkinin kaç tane odası var?)
İyelik zamirlerini bir şeye işaret ederek kullanmanız da mümkün. Masada telefonunuzu unuttuğunuzu varsayalım, masaya gittiğinizde ise iki kişi telefona şaşkın şaşkın bakıyor. “That phone is my phone.” demek yerine iyelik zamiri kullanarak cümlenizi kısaltabilirsiniz.
Örnek: That phone is mine. (O telefon benim.)
İngilizce possessive pronounlarda isim uyumu
İngilizcede possessive pronounlar, yerine geçtiği kelimenin cinsiyetine veya tekil / çoğul olmasına göre şekil değiştirmez.
Örnek: I like your shoes but I don’t like hers. (Senin ayakkabılarını seviyorum ama onunkileri sevmiyorum.)
Örnek: My cat is too big but hers is just a baby. (Benim kedim çok büyük ama onunki sadece bir bebek.)
Yukarıda ilk örnekte zamirin yerine geçtiği kelime (“her shoes”) çoğul. İkinci örnekte ise tekil bir kelimemiz var: “her baby.” Buna rağmen iyelik zamirimiz “hers” aynı şekilde kullanılıyor.
Possessive pronounlar, bir cümlenin öznesi olduğunda da tıpkı yerine geçtiği isim gibi davranır. Çoğul bir kelimenin yerine geçerse fiil çoğul olarak çekimlenir, tekil bir kelimenin yerine geçerse fiil tekil olarak çekimlenir.
Örnek: My pens are all broken. Do theirs work? (Kalemlerim hep bozuk. Onlarınkiler çalışıyor mu?)
Bu örnekte “theirs” zamiri “their pens”in yerine geçtiği için fiil çoğul olarak çekimleniyor, dolayısıyla “does” demiyoruz.
Örnek: His car is fast but theirs is definitely safer. (Onun arabası hızlı ama onlarınki kesinlikle daha güvenli.)
Bu örnekte ise “theirs” zamiri tekil olan “their car” isim öbeğinin yerine geçiyor, dolayısıyla tekil olduğu için fiilimiz “is” olarak çekimleniyor.
İngilizce possessive pronouns ve possessive adjectives farkı & tablosu
İngilizcede possessive pronouns konusunu işlerken possessive adjectives, yani iyelik sıfatları da önemli bir nokta.
- Aradaki fark şu: İyelik sıfatlarını bahsedeceğimiz isimden önce kullanıyoruz (“my phone”).
- İyelik zamirlerini ise bahsedeceğimiz ismin yerine kullanıyoruz (“mine”).
Örneğin “telefonum” diyecekken possessive adjective kullanıp “my phone” diyebiliyoruz, fakat bunu tekrar etmemiz gerektiğinde possessive pronoun kullanarak sadece “mine” (benimki) dememiz de mümkün.
Possessive adjective örnekleri
- I can’t answer the call because my phone is at home. (Aramayı cevaplayamıyorum çünkü telefonum evde.)
- She put her jacket on the chair before sitting down. (Oturmadan önce ceketini sandalyeye koydu.)
- We finished our homework together after dinner. (Akşam yemeğinden sonra ödevimizi birlikte bitirdik.)
Possessive pronoun örnekleri
- I see your phone on the table, but mine is still missing. (Telefonunu masada görüyorum ama benimki hâlâ kayıp.)
- I didn’t have my jacket, so she gave me hers. (Ceketim yoktu, o da bana onunkini verdi.)
- Their homework is finished, but ours isn’t done yet. (Onların ödevi bitti ama bizimki henüz bitmedi.)
Possessive pronouns ve possessive adjectives konusunun detaylarına ihtiyacınız varsa ilgili içeriğimize göz atabilirsiniz. Aşağıda ise İngilizcedeki bütün kişi zamirlerinin iyelik sıfatlarını ve zamirlerini tablo olarak sunduk.
| Kişi zamiri (Personal pronoun) | İyelik sıfatı (Possessive adjective) | İyelik zamiri (Possessive pronoun) |
| I (Ben) | My (Benim) | Mine (Benimki) |
| You (Sen / Siz) | Your (Senin / Sizin) | Yours (Seninki / Sizinki) |
| We (Biz) | Our (Bizim) | Ours (Bizimki) |
| They (Onlar) | Their (Onların) | Theirs (Onlarınki) |
| He (O, erkek) | His (Onun) | His (Onunki) |
| She (O, dişi) | Her (Onun) | Hers (Onunki) |
| It (O, cansız / hayvan) | Its (Onun) | Its (Onunki) |
İngilizce possessive pronoun kullanımı: Önemli noktalar
İngilizcede possessive pronouns (iyelik zamirleri) konusu aslında bu kadar basit. Konuyu bol bol örnekle pekiştirmeden önce dikkat etmeniz gereken bazı durumlardan bahsedelim.
İyelik zamiri kullanırken neyden bahsettiğiniz belli olmalı.
Cümlenizde iyelik zamiri kullanacaksanız bahsettiğiniz ismin ne olduğu ya daha önceki konuşmanızdan ya da çevrenizden belli olmalı.
Örnek: Don’t touch it, that’s mine! (Ona dokunma, o benim!)
Örnek: Your mother is so angry but mine isn’t. (Senin annen çok sinirli ama benimki değil.)
Yukarıdaki örneklerin ilkinde konuşan kişinin “mine” iyelik zamirini kullanırken bir objeye işaret ettiğini anlıyoruz. İkinci örnekte ise “mine” iyelik zamiri ise konuşan kişinin annesini gösteriyor, bunu da sözünün önceki kısmından anlıyoruz. İşte bu zamirleri kullanırken bahsettiğimiz şey her zaman bu şekilde anlaşılabilir olmalı.
“Whose” ne demek?
İngilizcede cevabı bir personal pronoun olan soruyu sorarken “Who,” yani “Kim” sözcüğünü kullanıyoruz. Bir şeyin kime ait olduğunu sorarken de aynı şekilde “Whose,” yani “Kimin” sözcüğünü kullanmamız mümkün. Bu wh-question’a cevap verirken “‘s” takısını, iyelik zamirlerini veya iyelik sıfatlarını kullanabiliriz.
Örnek: + Whose book is that? (Bu kitap kimin?)
– It is her book. / It’s hers. / It’s Ceren’s. (O, onun kitabı. / O onun. / O, Ceren’in.)
Possessive pronounlarla fiil çekimi
Her şey tamam, peki eğer öznesi possessive pronoun olan bir cümle kuruyorsak fiili nasıl çekimlemeliyiz? Tekil mi çoğul mu? Sonuçta iyelik zamirlerine çoğul eki gelmiyor, değil mi? Bu sorunu çözmek için zamirimizin neyin yerine geçtiğine bakmalıyız. Zamir her ne kadar şekil değiştirmese de çekimimizi bahsedilen şey neyse onun üzerinden kurmalıyız.
Örneğin “her dogs” (onun köpekleri) kalıbını “hers” (onunki/ler) diyerek kısalttık. Bu durumda “hers” her ne kadar tekil gözükse de (“s” ekinin çoğul eki olmadığını unutmayın!) fiilimizi çoğul bir öznemiz varmış gibi çekimliyoruz, çünkü öznemiz “her dogs.”
Örnek: My dogs are so cute but hers are so furious. (Benim köpeklerim çok şirin ama onunkiler çok sinirli.)
“Of” dedikten sonra possessive pronoun kullanımı
İngilizcede “of” ile sahiplik belirtebildiğimizi biliyoruz. Mesela “Onun kitabı” demek istediğimizde “His book” demek yerine “The book of his” diyebiliriz. Fakat burada sık yapılan bir hata var: Possessive pronoun yerine object pronoun kullanmak.
Yani “Senin kitabın” demek istediğinizde “The book of you” değil, “The book of yours” demelisiniz.
Örnek: A friend of mine called, he wants to hang out. (Bir arkadaşım aradı, dışarıda takılmak istiyor.)
Örnek: There’s a picture of ours in the museum. (Müzede bizim bir fotoğrafımız var.)
“It, its, it’s” farkı
Özellikle İngilizceye yeni başlayan öğrenciler için aşağıdaki üç kelimeyi ayırt etmek zor olabiliyor:
- It
- Its
- It’s
Aslında bu ayrımı yapabilmek oldukça basit. Gelin üç kelimeyi de ayrı ayrı inceleyelim.
It, cansız varlıklar veya hayvanlar için kullanılır ve “O” anlamına gelir.
Örnek: It is a dog. (O bir köpek.)
It’s ise “It is” kalıbının kısaltması olarak karşımıza çıkar. Kesme işaretiyle yazılır. “It” zamirinin “be” fiiliyle şimdiki zamanda (present simple tense) çekimlenmiş hâlidir.
Örnek: It’s a dog. (O bir köpek.)
Its kelimesi bir possessive adjective olarak “Onun”, veya bir possessive pronoun olarak “Onunki” anlamlarına gelebilir. Anlamı, kelimenin bulunduğu yerden çıkarmalısınız. Bu kelime, kesme işareti olmadan yazılır.
Örnek: – My dog loves its toy. (Köpeğim oyuncağını seviyor.)
+ My cat loves its, too. (Kedim de kendininkini seviyor.)
Yukarıdaki örnekte ilk cümlede “Its” iyelik sıfatı, yani possessive adjective olarak kullanılıyor ve oyuncağın köpeğe ait olduğunu belirtiyor. İkinci cümledeki “Its” ise iyelik zamiri, yani possessive pronoun olarak kullanılıyor ve “Its toy” (onun oyuncağı) kalıbının yerine geçiyor.
İngilizce possessive pronouns cümle örnekleri
Possessive pronouns bilgi testimize geçmeden önce bu kelimelerle kurulmuş possessive pronoun örnek cümlelerini inceleyerek konuyu daha iyi kavrayabilirsiniz.
- She found her book on the table, but she couldn’t find mine. (Masada kitabını buldu, ama benimkini bulamadı.)
- My computer is old, I think I need a new one like yours. (Bilgisayarım eski, sanırım seninki gibi yeni bir tane ihtiyacım var.)
- Your cat is so cute, and ours is very playful. (Senin kedin çok sevimli ve bizimki çok oyuncu.)
- He borrowed my car yesterday; today, I might borrow his. (Dün arabamı ödünç aldı, bugün ben onunkini ödünç alabilirim.)
- Our teacher shared her ideas with us, and we shared ours with her. (Öğretmenimiz bizimle fikirlerini paylaştı ve biz de bizimkileri onunla paylaştık.)
- This is your seat, and that one is mine. (Bu senin koltuğun ve şu benimki.)
- I love my dog’s playful attitude, but I’m also fond of yours. (Köpeğimin oyuncu tavrını seviyorum ama seninkini de çok beğeniyorum.)
- Their project was successful, unlike ours. (Onların projesi başarılıydı, bizimkinin aksine.)
- Your garden is beautiful, but ours needs a lot of work. (Bahçen güzel ama bizimki çok iş gerektiriyor.)
- We will bring our kids to the picnic, will you bring yours? (Pikniğe çocuklarımızı getireceğiz, siz de sizinkileri getirecek misiniz?)
- My sister’s room is messy, but mine is even messier. (Kız kardeşimin odası dağınık ama benimki daha da dağınık.)
- Your solution to the problem was good, but theirs was better. (Probleme çözümün iyi, ama onlarınki daha iyiydi.)
- Our vacation was relaxing, but I heard theirs was even more so. (Tatilimiz rahatlatıcıydı ama onlarınki daha da rahatlatıcıymış.)
- This pen is mine, and that one is yours, right? (Bu kalem benim ve şu senin, değil mi?)
- His performance was impressive, but I think hers was outstanding. (Performansı etkileyiciydi ama onunki olağanüstüydü bence.)
- Our team won the match, but their team played well too. (Takımımız maçı kazandı ama onların takımı da iyi oynadı.)
- My pizza has olives, does yours have any? (Pizzamda zeytin var, seninkinde var mı?)
- Your idea of fun is different from mine. (Eğlence anlayışın benimkinden farklı.)
- Her approach to teaching is unique, as is his. (Öğretme yaklaşımı benzersiz, onunki de öyle.)
- We enjoyed our holiday in Spain; how was yours in Italy? (İspanya’daki tatilimizden keyif aldık; İtalya’daki sizinki nasıldı?)
- Your phone’s camera is good, but I think mine is better. (Telefonunun kamerası iyi ama benimkinin daha iyi olduğunu düşünüyorum.)
İngilizce possessive pronouns bilgi testi
İngilizce possessive pronouns konu anlatımını tamamladığımıza göre bilgi testimize geçebiliriz. İyi şanslar!
Novakid’le tanışın!
İngilizce öğrenirken possessive pronouns gibi gramer konularını anlamak gerekiyor olabilir fakat unutmamanız gereken bir şey var: En önemli şey, dili yaşayarak öğrenmek. Novakid’de çocuklara bunu sunuyoruz. Online İngilizce derslerimizle çocuklara İngilizceyi sevdirerek öğretiyoruz. Siz de ilk deneme dersinizi hemen alın!
Bu yazımızda İngilizcede “-ed” ya da “-ing” takılarıyla biten sıfatların nasıl oluşturulduklarını inceledik ve testimizle de bilgilerinizi pekiştirdik!
Bu içeriğimizde İngilizcenin zorlayıcı gramer konularını anlattık ve bu konuları rahatça öğrenebilmeniz için bazı tavsiyeler sunduk.
Bu içeriğimizde çift dilli bebek yetiştirmenin veya çocuğunuza çift dilli (bilingual) eğitim vermenin potansiyel faydalarından bahsettik.
Bu içeriğimizde 11 yaşındaki Netflix oyuncusu Kartal’ın annesi Hüma Bilcanlı’nın Novakid deneyiminden bahsettik.
İngilizcede sıkça karşımıza çıkan “should” ve “shouldn’t” konu anlatımına yer verdiğimiz bu içeriğimizde örnek cümleler ve test üzerinden tüm konuyu öğreniyoruz!
Bu yazımızda İngilizcede gelecek zaman çekimlerinden future simple ve future continuous konularını anlattık. Ardından bir bilgi testiyle öğrendiklerimizi sınadık.
A2 İngilizce seviyesi hakkında kapsamlı bilgiler içeren kaynağımızı keşfedin! A2'nin önemini anlayın, zorlukları aşın ve etkili öğrenme stratejilerini öğrenin.
İngilizcede düzenli fiiller (regular verbs) nedir, nasıl kullanılır? En sık kullanılan düzenli fiiller listesi, örneklerle desteklenen konu anlatımı ve test!










