Yazımızda erken yaşta dil öğrenmenin faydalarından, sağladığı fırsatlardan ve yabancı dil öğrenmenin yollarından bahsettik.
İngilizce zamanları (tenses) ve cümle yapılarını örneklerle öğrenin!
- İngilizcede zamanlar
- İngilizce zamanlar: Tablo
- Novakid’le tanışın!
- İngilizcede zaman (tense) yapıları, temel olarak geçmiş (past), şimdiki (present) ve gelecek (future) olmak üzere üç ana başlıkta incelenir.
- Her temel zaman, eylemin basit (simple), devam eden (continuous), bitmiş (perfect) veya devam eden bitmiş (perfect continuous) olmasına göre farklı formüllerle çekimlenir.
- “Present simple” (geniş zaman); rutinleri ve genelgeçer doğruları ifade ederken present continuous (şimdiki zaman) ise şu anda devam eden eylemleri belirtir.
- “Perfect tense”ler (present, past, future), eylemin ya geçmişte başlayıp etkisi süren ya da belli bir referans noktasına kadar tamamlanmış olan durumlarını ifade eder.
Her dilde olduğu gibi İngilizcede de içinde bulunulan zamanı belirtmek için farklı gramer yapıları kullanılabilir. İngilizcede şimdiki zaman, gelecek zaman, geçmiş zaman gibi yapılar bu noktada işimize yarar. Tabii her bir zaman, yapısına göre farklı bir cümle kurma şekline sahiptir.
Bu yazımızda İngilizcede zamanların nasıl kullanıldığı konusuna değindik. Zamanları nasıl öğrenmeniz gerektiğini ve her bir zamanın nasıl bir cümle yapısıyla kurulduğunu anlattık!
İngilizcede zamanlar
İngilizce gramerinde temel olarak üç farklı zaman bulunur: Geçmiş (past), gelecek (future) ve şimdiki (present) zaman. Söyleyeceğimiz şey her ne olursa olsun, bu üç zamanın içinde belirtilir.
Geçmiş, gelecek ve şimdiki zamanda kurduğumuz cümleler continuous (devam eden) veya perfect (bitmiş) özelliklerine sahip olabilir. Her yapının ortak noktası ve kendine has çekimlemeleri bulunur.
İngilizcede tense kadar önemli bir diğer kavram da “aspect” yani “eylemin niteliği”dir. Tense, eylemin ne zaman olduğunu, “aspect” ise eylemin hangi şekilde gerçekleştiğini (basit, sürekli, bitmiş, bitmiş sürekli durum) açıklar.
Bu sebeple 12 tense, aslında 3 temel zaman (past-present-future) x4 aspect kombinasyonundan oluşur diyebiliriz.
- Basit (Simple): Eylemin bir gerçek, alışkanlık veya tamamlanmış bir olay olduğunu belirtir. Süre ya da devamlılık vurgusu yapmaz.
- Sürekli (Continuous): Eylemin referans zamanda devam etmekte olduğunu vurgular.
- Bitmiş durum (Perfect): Eylemin referans noktadan önce tamamlandığını veya iki zaman arasındaki bağlantıyı (geçmişten şimdiye gibi) kurduğunu belirtir.
- Bitmiş sürekli durum (Perfect continuous): Eylemin referans zamana kadar ne kadar süredir devam ettiğini (süre vurgusu) gösterir.
Temel fiil hâlleri
Tüm zamanları anlamanın yolu, fiillerin temel hâllerini bilmekten geçer. İngilizcede fiillerin zaman ve duruma göre kullanılan temel formları var. Tablo üzerinden inceleyelim:
| Fiil Hâli | Teknik İsim | Örnek (Do / Yapmak) | Örnek (Be / Olmak) | Açıklama |
| V1 | Bare Infinitive / Base Form | Do | Be | Mastar eki (-mek / -mak) olmayan, yalın hal. |
| V1-s | Present (3. Tekil Şahıs) | Does | Is | Geniş zamanda He / She / It özneleri için kullanılır. |
| V2 | Past Simple | Did | Was / Were | Geçmiş zamanda (past simple) kullanılır. |
| V3 | Past Participle | Done | Been | “Perfect” zamanlarda kullanılır. |
| V-ing | Present Participle | Doing | Being | “Continuous” zamanlarda kullanılır. |
İngilizcedeki her tense aslında belirli bir fiil hâline dayanır.
- “Simple” yapılarda genellikle V1 veya V2 kullanılırken,
- “Continuous” yapılarda V-ing,
- “Perfect” yapılarda V3,
- “Perfect Continuous” yapılarda ise “been + V-ing” yapısı kullanılır.
Bu yüzden fiillerin V1-V2-V3 farklarını bilmek, tüm zamanları doğru kurmanın temeli.
Düzenli fiiller “-ed” eki alırken düzensiz fiillerin ikinci ve üçüncü hâlleri değişebilir: go-went-gone, see-saw-seen gibi.
Şimdi İngilizce zamanların hepsini tek tek öğrenmeye başlayalım!
Şimdiki zamanlar (Present tenses)
Şimdiki zamanlar, mevcut durumdaki genelgeçer doğrulardan, rutinlerden, şu anda süregelen durumlardan veya geçmişte başlayıp etkisi devam eden eylemlerden bahsetmek için kullanılır.
- Present simple (Geniş zaman): Mevcut durumdaki genelgeçer doğrular, rutinler ve alışkanlıklardan bahsederken kullanılır. Ayrıca planlanmış, gelecekteki olaylar (toplantı saatleri, otobüs / uçak vb. kalkış saatleri, ders programları) için de kullanılır.
Bu tense ile sık kullanılan zaman ifadeleri ise şu şekilde:
- always, usually, often, sometimes, never
- every day / week / month
- generally, normally
Cümle yapısına bakacak olursak:
👉Özne + Fiil (V1) / Fiil (V1-s)
Olumlu: “He / She / It” olduğunda fiile -s gelir. “Do” yardımcı fiili ise gizli kalır. Örneğin “I like pink” cümlesi aslında “I do like pink.” anlamına gelir. Ayrıca “be” yardımcı fiili, bu zamanda kullanılırken özneye göre çekimlenir. “I am”, “He / She / It is”, “You / We / They are” şeklinde kullanılır.
- Örnek: He plays football regularly. (O, düzenli olarak futbol oynar.)
- Örnek: I brush my teeth every night. (Her akşam dişimi fırçalarım.)
- Örnek: The museum opens at 9 AM tomorrow. (Müze yarın sabah 9’da açılıyor.)
Olumsuz: “Don’t / doesn’t” kullanılır, fiil yalın kalır.
- Örnek: He doesn’t play basketball on weekdays. (O, hafta içi basketbol oynamaz.)
- Örnek: I don’t brush my teeth in the morning. (Sabahları dişimi fırçalamam.)
Soru: “Do / Does” başa gelir, fiil yalın kalır.
- Örnek: Does he play football every day? (O, her gün futbol oynar mı?)
- Örnek: Do you brush your teeth twice a day? (Sen günde iki kez dişlerini fırçalar mısın?)
| Cümle Türü | Kural / Formül | Örnek |
| Olumlu | Özne + V1 (He / She / It: V1-s) | I work / She works. |
| Olumsuz | Özne + do / does not + V1 | I don’t work / She doesn’t work. |
| Soru | Do / Does + Özne + V1? | Do you work? / Does she work? |
- Present continuous (Şimdiki zaman): Mevcut durumda süregelen veya konuşma anında olmakta olan eylemlerden bahsetmek için kullanılır.
“Know, like, love, hate, understand, believe, want” vb. durum fiilleri (stative verbs) bu yapıyı alamaz.
Örneğin “I am knowing the answer.” diyemeyiz. “I know the answer.” deriz.
“Present continuous tense” ile sık kullanılan zaman ifadeleri:
- now
- right now
- at the moment
- currently
- this week
- today
Bu tense’in yapısı ise şu şekilde:
👉Özne + am / is / are + Fiil (V1-ing)
Olumlu:
- Örnek: I am studying at the moment. (Şu anda ders çalışıyorum.)
- Örnek: He is crying right now. (O, şu an ağlıyor.)
Olumsuz: “Am not / isn’t / aren’t” kullanılır.
- Örnek: He is not crying right now. (O, şu an ağlamıyor.)
- Örnek: You are not listening to me. (Sen beni dinlemiyorsun.)
Soru: “Am / is / are” başa gelir.
- Örnek: Is he crying? (O ağlıyor mu?)
- Örnek: Are you watching TV right now? (Sen şu an TV izliyor musun?)
| Cümle Türü | Kural / Formül | Örnek |
| Olumlu | Özne + am / is / are + V-ing | I am working / She is working. |
| Olumsuz | Özne + am not / is not / are not + V-ing | I am not working / She isn’t working. |
| Soru | Am / is / are + Özne + V-ing? | Are you working? / Is she working? |
“Present continuous tense” bölümünü kapatmadan önce “present simple tense” ile farkını kısaca özetleyelim:
Present simple → rutinler, genel gerçekler…
Present continuous → Şu anda olan ya da geçici durumlar.
- Present perfect (Yakın geçmiş): Geçmişte olmasına rağmen etkisi devam eden eylemlerden veya kişinin deneyimlerinden bahsederken kullanılır. Ayrıca tam zamanı bilinmeyen geçmiş için kullanılır. “Yesterday, last year” gibi zamanlar verilirse past simple tercih edilir. Örneğin “I have seen him yesterday.” denmez; “I saw him yesterday.” denir.
Past simple ve present perfect arasındaki fark için ilgili içeriğimize göz atın!
“Present perfect tense” ile sık sık kullanılan zaman ifadeleri:
- since, for
- already, yet, just
- ever, never
- so far, up to now
- recently, lately
Bu tense’in cümle yapısı:
👉Özne + have / has + Fiilin 3. hâli (V3)
Olumlu:
- Örnek: I have visited London twice. (Londra’yı iki kez ziyaret ettim.)
- Örnek: She has already finished her homework. (Ödevini çoktan bitirdi.)
Olumsuz: “Haven’t / hasn’t” kullanılır.
- Örnek: They have not cleaned the room yet. (Odayı henüz temizlemediler.)
- Örnek: He hasn’t called me back. (Beni geri aramadı.)
Soru: “Have / has” başa gelir.
- Örnek: Have you ever eaten sushi? (Hiç suşi yedin mi?)
| Cümle Türü | Kural / Formül | Örnek |
| Olumlu | Özne + have / has + V3 | I have worked / She has worked. |
| Olumsuz | Özne + have / has not + V3 | I haven’t worked / She hasn’t worked. |
| Soru | Have / Has + Özne + V3? | Have you worked? / Has she worked? |
“Present perfect” ile “past simple” arasındaki en önemli farka tekrar değinelim:
Present perfect → Sonuç önemlidir, zaman belirsizdir.
Past simple → Zaman belirlidir.
- Present perfect continuous (Devam eden yakın geçmiş): Geçmişte başlayıp hâlâ devam eden veya çok kısa süre önce bitmiş ve etkisi devam eden eylemlerden bahsederken kullanılır.
Ayrıca sadece “continuous” hâli alabilen fiiller (eylem fiilleri (action verbs)) ile kullanılır. Durum fiilleri (stative verbs); örneğin like (sevmek), know (bilmek), want (istemek) gibi fiiller bu zamanda kullanılmaz. Onların yerine “present perfect simple” kullanılır.
“Present perfect continuous” ile sık görebileceğiniz zaman ifadeleri:
- since, for
- all day, all week
- recently, lately
- how long…?
Yapısı:
👉Özne + have been / has been + Fiil (V1-ing)
Olumlu:
- Örnek: I have been studying for my finals for the last three hours. (Son üç saattir finallerime çalışıyorum.)
- Örnek: She has been working at this company since 2020. (2020’den beri bu şirkette çalışıyor.)
Olumsuz: “Haven’t been / hasn’t been” kullanılır.
- Örnek: They have not been paying attention lately. (Son zamanlarda dikkat etmiyorlar.)
- Örnek: He hasn’t been feeling well recently. (Son zamanlarda kendini iyi hissetmiyor.)
Soru: “Have / has” başa gelir.
- Örnek: Have you been waiting long? (Uzun süredir mi bekliyorsun?)
- Örnek: Has it been raining all day? (Tüm gün yağmur mu yağıyor?)
| Cümle Türü | Kural / Formül | Örnek |
| Olumlu | Özne + have / has been + V-ing | I have been working / She has been working. |
| Olumsuz | Özne + have / has not been + V-ing | I haven’t been working / She hasn’t been working. |
| Soru | Have / Has + Özne + been + V-ing? | Have you been working? / Has she been working? |
“Present perfect” ve “present perfect continuous” farkı:
Present perfect → Sonuç vurgulanır.
Present perfect continuous → Eylemin süresi vurgulanır.
Geçmiş zamanlar (Past tenses)
Geçmiş zamanlar, geçmişte belli bir zamanda olup sona ermiş, geçmişte süregelen veya geçmişteki başka bir olaydan daha önce gerçekleşmiş eylemlerden bahsetmek için kullanılır.
- Past simple (Geçmiş zaman): Geçmişte, belli bir zamanda olup sona ermiş bir eylemden bahsetmek için kullanılır.
“Past simple tense” ile sıklıkla kullanılan zaman ifadeleri:
- yesterday
- last year/week
- in 1999
- two days ago
- when I was a child
Cümle yapısına göz atalım:
👉Özne + Fiilin 2. hâli (V2) / -ed eklenmiş hâli
Olumlu: Fiil düzenliyse -ed alır, düzensizse ikinci hâli kullanılır.
- Örnek: I went to the shelter with Ahmet yesterday. (Dün Ahmet’le barınağa gittim.) – Düzensiz
- Örnek: She watched a movie last night. (Dün gece film izledi.) – Düzenli
Olumsuz: “Did not / didn’t” kullanılır, fiil yalın kalır.
- Örnek: I didn’t go to the shelter with Ahmet yesterday. (Dün Ahmet’le barınağa gitmedim.)
- Örnek: They didn’t finish the work on time. (İşi zamanında bitirmediler.)
Soru: “Did” başa gelir, fiil yalın kalır.
- Örnek: Did he play football last week? (Geçen hafta futbol oynadı mı?)
- Örnek: Did you call me? (Beni aradın mı?)
| Cümle Türü | Kural / Formül | Örnek |
| Olumlu | Özne + V2 / V-ed | I worked / She went. |
| Olumsuz | Özne + did not + V1 | I didn’t work / She didn’t go. |
| Soru | Did + Özne + V1? | Did you work? / Did she go? |
“Present perfect” ve “past simple” farkının ufak bir özeti:
Past simple → Eylem geçmişte belirli bir zamanda başlar ve biter. Sonucu önemli değildir.
- Örnek: Last night, I ate pizza. (Dün gece pizza yedim.)
Present perfect → Eylemin tam zamanını belirtmez. Eylemin sonucu şu anı etkilemez.
- Örnek: I have already eaten. (Çoktan yedim.)
- Past continuous (Geçmişte süreklilik): Geçmişte, belli bir zamanda olmakta olan, süren bir eylemden bahsederken kullanılır.
“Past continuous” ile sık kullanılan zaman ifadeleri:
- while
- when
- as
- at that moment
Bu tense’in yapısı:
👉Özne + was / were + Fiil (V1-ing)
Olumlu:
- Örnek: He was playing computer games when I entered his room. (Odasına girdiğimde bilgisayar oyunları oynuyordu.)
- Örnek: They were laughing while we were talking. (Biz konuşurken onlar gülüyorlardı.)
Olumsuz: “Wasn’t / weren’t” kullanılır.
- Örnek: He was not sleeping at 10 PM. (Akşam 10’da uyumuyordu.)
- Örnek: We weren’t paying attention to the news. (Haberlere dikkat etmiyorduk.)
Soru: “Was / were” başa gelir.
- Örnek: Was she studying when you called? (Sen aradığında ders çalışıyor muydu?)
- Örnek: Were you driving fast? (Hızlı mı araba sürüyordun?)
| Cümle Türü | Kural / Formül | Örnek |
| Olumlu | Özne + was / were + V-ing | I was working / They were working. |
| Olumsuz | Özne + was / were not + V-ing | I wasn’t working / They weren’t working. |
| Soru | Was / Were + Özne + V-ing? | Was she working? / Were they working? |
“When” ve “while” kullanımı
“When” genellikle kısa süren, anlık ya da tek bir anda gerçekleşen eylemler için kullanılır.
“While” ise uzun süren, devam eden eylemlerle kullanılır.
Çoğunlukla şu şekildedir:
While + uzun eylem (past continuous)
When + kısa eylem (past simple)
- Örnek: He was cooking when I called. (Aradığımda yemek yapıyordu.)
- Örnek: I was cooking while he was watching TV. (O televizyon izlerken ben yemek yapıyordum.)
- Past perfect: Geçmişte yaşanan iki olaydan daha önce gerçekleşeni belirtmek için kullanılır.
“Past perfect” ile sık sık kullanılan zaman ifadeleri:
- before
- after
- by the time
- already
Cümle yapısına bakacak olursak:
👉Özne + had + Fiilin 3. hâli (V3)
Olumlu:
- Örnek: I had done my homework by the time my dad came home. (Babam eve geldiğinde ödevimi yapmıştım.)
- Örnek: She had left before the meeting even started. (Toplantı başlamadan önce gitmişti.)
Olumsuz: “Had not / hadn’t” kullanılır.
- Örnek: I hadn’t seen him before that day. (O günden önce onu görmemiştim.)
- Örnek: They had not eaten before the show started. (Gösteri başlamadan önce yemek yememişlerdi.)
Soru: “Had” başa gelir.
- Örnek: Had you finished the report before the deadline? (Raporu son teslim tarihinden önce bitirmiş miydin?)
- Örnek: Had she met him before? (Daha önce onunla tanışmış mıydı?)
| Cümle Türü | Kural / Formül | Örnek |
| Olumlu | Özne + had + V3 | I had worked / She had left. |
| Olumsuz | Özne + had not + V3 | I hadn’t worked / She hadn’t left. |
| Soru | Had + Özne + V3? | Had you worked? / Had she left? |
- Past perfect continuous: Geçmişteki bir olayın da geçmişinde yaşanan, sürekli bir olaydan bahsederken kullanılır. Yani belirli bir geçmiş anından önce devam eden süreç vurgulanır.
“Past perfect continuous” ile birlikte görebileceğimiz zaman ifadeleri:
- for
- since
- all day
- before
Yapısı:
👉Özne + had been + Fiil (V1-ing)
Olumlu:
- Örnek: He had been swimming for two hours straight when his mom stopped him. (Annesi onu durdurmadan önce iki saattir yüzüyordu.)
- Örnek: They had been arguing before I arrived. (Ben gelmeden önce tartışıyorlardı.)
Olumsuz: “Had not been / hadn’t been” kullanılır.
- Örnek: I hadn’t been waiting long when she finally came. (Nihayet geldiğinde çok beklemiş sayılmazdım.)
Soru: “Had” başa gelir.
- Örnek: Had you been living there before 2005? (2005’ten önce orada mı yaşıyordun?)
| Cümle Türü | Kural / Formül | Örnek |
| Olumlu | Özne + had been + V-ing | I had been working. |
| Olumsuz | Özne + had not been + V-ing | I hadn’t been working. |
| Soru | Had + Özne + been + V-ing? | Had you been working? |
Gelecek zamanlar (Future tenses)
Gelecek zamanlar, gelecekte olacak olan eylemleri, gelecekte sürecek eylemleri veya gelecekteki bir zamana kadar bitmiş olacak eylemleri ifade etmek için kullanılır.
- Future simple (Basit gelecek zaman): Gelecekte olacak olan bir olaydan bahsetmek için kullanılır.
“Future simple” ile sıkça görülen zaman ifadeleri:
- tomorrow
- next week/year
- in the future
- soon
Tense’in cümle yapısı:
👉Özne + will (not) / be (not) going to + Fiil (V1)
Olumlu:
- Örnek: I will close the door. (Kapıyı kapatacağım.)
- Örnek: She is going to buy a new phone next week. (Gelecek hafta yeni bir telefon alacak.)
Olumsuz:
- Örnek: They are not going to stop us. (Bizi durdurmayacaklar.)
- Örnek: I won’t forget your birthday. (Doğum gününü unutmayacağım.)
Soru:
- Örnek: Will he come to the party? (Partiye gelecek mi?)
- Örnek: Are you going to study later? (Daha sonra ders çalışacak mısın?)
Will vs. be going to
Will: Genellikle anlık kararlar, sözler, teklifler ve kanıta dayanmayan tahminler için kullanılır.
- Örnek: I think I will order the soup. (Sanırım çorbayı sipariş edeceğim.)
Be going to: Önceden yapılmış planlar, niyetler ve gözle görülür kanıtlara dayanan tahminler için kullanılır.
- Örnek: I am going to start a new diet next week. (Gelecek hafta yeni bir diyete başlayacağım.)
| Cümle Türü | Kural / Formül (will) | Örnek |
| Olumlu | Özne + will + V1 | I will work. |
| Olumsuz | Özne + will not (won’t) + V1 | I won’t work. |
| Soru | Will + Özne + V1? | Will you work? |
“Will” ve “be going to” farkının detayları için ilgili içeriğimize göz atın!
- Future continuous (Gelecekte süreklilik): Gelecekte, belli bir zaman noktasında sürecek olan eylemlerden bahsederken kullanılır.
Bu tense ile sıklıkla kullanılan zaman ifadeleri:
- at this time tomorrow
- this time next week
Cümle yapısı işe şu şekilde kuruluyor:
👉Özne + will (not) be + Fiil (V1-ing)
Olumlu:
- Örnek: He will be sleeping in the bed when you get home. (Sen eve gittiğinde o uyuyor olacak.)
- Örnek: They will be traveling at this time tomorrow. (Yarın bu saatte yolculuk ediyor olacaklar.)
Olumsuz: “Will not be / won’t be” kullanılır.
- Örnek: I won’t be working at midnight. (Gece yarısı çalışmıyor olacağım.)
- Örnek: She will not be waiting for you. (Seni beklemiyor olacak.)
Soru: “Will” başa gelir.
- Örnek: Will you be using the computer tonight? (Bu gece bilgisayarı kullanıyor olacak mısın?)
- Örnek: Will they be having dinner at 7 PM? (Saat 7’de akşam yemeği yiyor olacaklar mı?)
| Cümle Türü | Kural / Formül | Örnek |
| Olumlu | Özne + will be + V-ing | I will be working. |
| Olumsuz | Özne + will not be + V-ing | I won’t be working. |
| Soru | Will + Özne + be + V-ing? | Will you be working? |
- Future perfect (Gelecekte bitmişlik): Gelecekteki bir referans noktasından önce tamamlanmış olacak bir olaydan bahsederken kullanılır.
“Future perfect” ile sıkça kullanılan zaman ifadeleri:
- by 2030
- by next year
- before you arrive
- by Monday/Tuesday…
Cümle yapısı:
👉Özne + will (not) have + Fiilin 3. hâli (V3)
Olumlu:
- Örnek: I will have finished cooking when my mother gets home. (Annem geldiğinde yemek yapmayı bitirmiş olacağım.)
- Örnek: She will have completed the project by Friday. (Cuma gününe kadar projeyi tamamlamış olacak.)
Olumsuz: “Will not have / won’t have” kullanılır.
- Örnek: We won’t have eaten by 9 PM. (Akşam 9’a kadar yemek yememiş olacağız.)
- Örnek: The store will not have opened yet when I arrive. (Ben vardığımda mağaza henüz açılmamış olacak.)
Soru: “Will” başa gelir.
- Örnek: Will he have arrived before the train leaves? (Tren kalkmadan önce varmış olacak mı?)
- Örnek: Will you have read the book by next month? (Gelecek aya kadar kitabı okumuş olacak mısın?)
| Cümle Türü | Kural / Formül | Örnek |
| Olumlu | Özne + will have + V3 | I will have worked. |
| Olumsuz | Özne + will not have + V3 | I won’t have worked. |
| Soru | Will + Özne + have + V3? | Will you have worked? |
- Future perfect continuous (Gelecekte bitmiş zamanın sürekliliği): Gelecekteki bir referans noktasına kadar ne kadar süredir devam ediyor olacağını belirtmek için kullanılır. Süre vurgulanır.
“Future perfect continuous” cümlelerinde karşınıza çıkabilecek zaman ifadeleri:
- for
- since
- by the time
Cümle yapısına göz atacak olursak:
👉Özne + will (not) have been + Fiil (V1-ing)
Olumlu:
- Örnek: He will have been sleeping for 12 hours if he doesn’t wake up at 10. (10’da uyanmazsa 12 saattir uyuyor olacak.)
- Örnek: They will have been working for 8 hours by the time the meeting starts. (Toplantı başladığında 8 saattir çalışıyor olacaklar.)
Olumsuz: “Will not have been / won’t have been” kullanılır.
- Örnek: I won’t have been waiting long when you arrive. (Sen vardığında çok beklememiş olacağım.)
Soru: “Will” başa gelir.
- Örnek: Will you have been teaching for 20 years next year? (Gelecek yıl, 20 yıldır ders mi veriyor olacaksın?)
- Örnek: Will they have been building the house for a year by October? (Ekime kadar evi bir yıldır inşa mı ediyor olacaklar?)
| Cümle Türü | Kural / Formül | Örnek |
| Olumlu | Özne + will have been + V-ing | I will have been working. |
| Olumsuz | Özne + will not have been + V-ing | I won’t have been working. |
| Soru | Will + Özne + have been + V-ing? | Will you have been working? |
Son olarak “future perfect” ve “future perfect continuous” farkına değinelim:
- Future perfect → Gelecekte belli bir zamana kadar tamamlanmış olacak bir eylemden bahsedilir.
- Future perfect continuous → Gelecekte belirli bir zamana kadar devam ediyor olacak eylemi anlatır.
İngilizce zamanlar: Tablo
Şimdi tüm tense’leri bir arada göreceğimiz bir tabloyla konumuzu bitirelim!
| Zaman (Tense) | Kullanım Alanı | Temel Yapı Formülü | Örnek Cümle |
| 1. Present Simple | Rutinler, alışkanlıklar, genel gerçekler | V1 / V1-s | She works here every day. (O, her gün burada çalışır.) |
| 2. Present Continuous | Şu anda veya geçici olarak devam eden eylemler | am / is / are + V-ing | They are watching a movie now. (Onlar şu an film izliyor.) |
| 3. Present Perfect | Geçmişte başlayıp, etkisi süren veya deneyimler | have / has + V3 | I have visited London twice. (Londra’yı iki kez ziyaret ettim.) |
| 4. Present Perfect Cont. | Geçmişten şimdiye kadar süregelen eylemler (süre vurgusu) | have been / has been + V-ing | We have been waiting for two hours. (İki saattir bekliyoruz.) |
| 5. Past Simple | Geçmişte belirli bir zamanda bitmiş kesin eylemler | V2 / V-ed | He came home yesterday. (O, dün eve geldi.) |
| 6. Past Continuous | Geçmişte belirli bir anda veya bir eylem sırasında süregelen eylem | was / were + V-ing | I was sleeping when you called. (Sen aradığında uyuyordum.) |
| 7. Past Perfect | Geçmişteki bir eylemden daha önce tamamlanmış olan eylem | had + V3 | They had left before I arrived. (Ben varmadan önce gitmişlerdi.) |
| 8. Past Perfect Cont. | Geçmişteki bir ana kadar süregelen eylem | had been + V-ing | She had been working for hours when she quit. (Bıraktığında saatlerdir çalışıyordu.) |
| 9. Future Simple | Ani kararlar, tahminler, kesin gelecek | will + V1 veya be going to + V1 | I will help you tomorrow. (Sana yarın yardım edeceğim.) |
| 10. Future Continuous | Gelecekte belirli bir anda süregelen eylem | will be + V-ing | I will be working at 10 AM. (Saat 10’da çalışıyor olacağım.) |
| 11. Future Perfect | Gelecekte belirli bir zamanda tamamlanmış olacak eylem | will have + V3 | We will have finished the project by noon. (Öğlene kadar projeyi bitirmiş olacağız.) |
| 12. Future Perfect Cont. | Gelecekteki bir ana kadar ne kadar süredir devam edeceğini vurgulama | will have been + V-ing | They will have been traveling for days. (Günlerdir seyahat ediyor olacaklar.) |
Novakid’le tanışın!
İngilizce zamanlar gibi önemli konuları öğrenmenin en iyi yolu onları konuşmada bolca kullanmak. Novakid’de sunduğumuz çocuklar için online İngilizce derslerinde tam da buna uygun bir ortam oluşturuyoruz. Siz de İngilizce seviye belirleme testini yapın, aramıza katılın ve ücretsiz deneme dersimizden faydalanın!
Questions and answers
İngilizcede temel olarak geçmiş, şimdiki ve gelecek olmak üzere üç ana zaman dilimi var. Her bir temel zaman, eylemin basit, devam eden, bitmiş veya devam eden bitmiş yapılarından biriyle birleşerek toplam 12 farklı zaman (tense) oluşturur.
İngilizcede geniş zaman (present simple), rutinleri, alışkanlıkları ve genelgeçer veya evrensel gerçekleri ifade etmek için kullanılan en temel zaman yapısı.
Bu yazımızda İngilizcede “-ed” ya da “-ing” takılarıyla biten sıfatların nasıl oluşturulduklarını inceledik ve testimizle de bilgilerinizi pekiştirdik!
Bu içeriğimizde İngilizcenin zorlayıcı gramer konularını anlattık ve bu konuları rahatça öğrenebilmeniz için bazı tavsiyeler sunduk.
Bu içeriğimizde çift dilli bebek yetiştirmenin veya çocuğunuza çift dilli (bilingual) eğitim vermenin potansiyel faydalarından bahsettik.
Bu içeriğimizde 11 yaşındaki Netflix oyuncusu Kartal’ın annesi Hüma Bilcanlı’nın Novakid deneyiminden bahsettik.
İngilizcede sıkça karşımıza çıkan “should” ve “shouldn’t” konu anlatımına yer verdiğimiz bu içeriğimizde örnek cümleler ve test üzerinden tüm konuyu öğreniyoruz!
İngilizce konuşurken karşınızdakinden bilgi veya başka bir şey istemek için kullanabileceğiniz istek cümlesi kalıplarını ve örneklerini keşfedelim.
Farklı çeşitlerden present continuous tense sorularımızı çözerek İngilizcedeki en önemli tense yapılarından birini tekrar edelim ve becerilerimizi geliştirelim!
İngilizcede şartlı cümleler kurarken kullanabileceğiniz if clause için konu anlatımı yaptık, örnek cümleler sunduk ve kendinizi değerlendirmeniz için bir test hazırladık.














